soru

degerli arkadaslar, herzaman cok merak ettigim bir soruyu sizlere yöneltmek istiyorum.

simdi bir kardesimiz diyelim cok iyi, herkese beklentisiz yardim eder, kötülük düsünmez, kimsenin kötülügünü istemez.birde herkesin derdine derman bulmaya calisir, kimseyi kirmaz ve saygisindan hic ödün vermez.
fakat bu kardesimiz namaz kilmaz,kiyafeti ne cok kapali ne cok acik, din konusunda sadece genel seyleri bilir, ama allaha inanir ve allaha konusur.

diger tarafta baska bir kardesimiz namazini kilan, her türlü dini konusunda görevlerini yerine getiren,
fakat " ici baska disi baska olanlardandir", belki gösteris olsun diye.
hep kendi menfaatini düsünür, kimseye dost gözüyle bakmaz, sart olmadigi sürece yardim etmez, kendini baskalarindan üstün görür, iyilikleri karsiliklik bekleyerek yapan biri.

simdi bu iki arkadasimizin hagisini terih edersiniz, hicbiri mükemmel degil tabiki, hangisi daha günahkar. yoksa ikiside yanlis yoldalar mi dersiniz, ikisinin ayni dengeye mi koayrsiniz?

bir baska sorum sa ben tüm görevlerimi yerine getirmedigim icin, mesela tesettürlü degilim, müslümanim diyebilirmiyim?
yorumlarinizi bekliyorum.

hersey gönlünüzce olsun, selametle...

Namaz borçtur

Namaz borçtur tartışmıasız eda edilmesi lazımdır ...
Burda bu emri veren yüce Allah tır bu yüce emri tartışmak bizim haddimize düşmez (haşa)...
Fakat Allah her insanı ibadetiyle almayacak cennete,,, rahmet sıfatının tecellisiylede cennete kullarını alacak..... Peki bunda ölçü nedir rahmet ancak rahmeti hakedecek ameli yapmakta gayrete gelecektir, yani siz rahmeti hakedecek gayreti gösterin kalanı haktan dileyin..
Biliyoruz ki münafık olanlarda şeklen huşü içinde müminlerden daha gayretli namaz kılıyor biz onların ameliyesiyle gerçek imanı mukayese etmeyelim lütfen.

degerli vaktinizi harcayip

degerli vaktinizi harcayip soruma cevab vermeye calistiginiz icin sizlere tesekkür ediyorum. bu soru evet güncel bir soru ve hep kafami kurcalamistir.
tabiki kisisel ve ahlaki özellikle birlikte dini görevlerin yerine getirilmesi en dogrusu.fakat etrafimda kenini müslüman diye litelendirip görevlerini yerine getirenler cogu zaman hic beklemedigi davranislarda bulunup daha büyük günahlara giriyorlar. ne yazikki daha yakindan bu insanlari tanidigimda cogu insanlarin gösteris amacli veya mecbur olduklarii icin bu yolu secdiklerini ögreniyorum.bazen neler yaptiklarini duyunca soka bile girdigim olmustur. tabi burda genelleme yapmiyorum, bunlar benim gözlemlerim.
yorumlarinizdan dolayi allah sizden razi olsun.

sevgi ve dua ile kalin...

celin kardeş !!!

Celin kardeşim,bu sorunuz güncel bir soru ,devamlı sorulur ve bazı tartışmalara sebepte oluyor. Bu konuyu hocamız Nusret KARDELEN ve Başak UZUN kardeşimiz uzun uzun anlattılar ve örnekler vererek.. Allah Razı olsun Onlardan,sağolsunlar.

Az ve öz olarak cevap verilirse ; Fazla uzatmadan anladığımız dille anlatırsak….
Namaz kılan adamı neden,kılmıyan kadar sosyal dayanışma içinde değil, yardım sever,saygılı yardıma koşan değil diyorsunuz ……

Namaz ilkönce günahlardan alıkoymak, hak yolunda yürümek,iyi ve kötüyü bilmek Allaha şükür etmek için Müslüman insanın temel farzıdır. Temel farz diyoruz. ….
Namaz kılan ve kılmayan arasında bir karşılaştırma ve kıyaslama yapmak bile söz konusu olamaz.Namaz müsluman bir insanın 5 temel farzından biri ve en önemlisi.
Namaz kılan kişi eğer ahlaken iyi değilse sosyal dayanışması eksikse, o onun sorunu ve yaptıklarından sorumlu …. Demekki o namazı kılıyor ama amacına daha varamamıştır. Ne için kıldığının farkında değildir. Yazık diyelim bu şahsa.!!!!!!

Keşke o bahsettiğiniz kişi,sosyal dayanışması,ahlakı iyi,saygılı, yardıma koşan o şahıs, namaz kılmış olsa, ne kadar güzel bir insan olurdu. Ne mutlu ona diyecektik.
İşte o tam idrak eden bir müslümandır diyecektik…… Ama namaz olmazsa maalesef onların o kadar önemi kalmıyor ve mükafatını tam olarak alamıyacaktır...Ama diyeceksiniz ki,namazın asıl amacı bu değilmi ki sorabilirsiniz,çünkü soruluyor bu soru devamlı…evet öyle ama namaz Müslümanlar üzerinde farz olan bir görevdir, kılıp kılmama konusu ve tartışması söz konusu olamaz. Dinimizin direği NAMAZDIR. Direksiz,kolonsuz bir bir binadan bahsedilebilir mi ????????????
Saygılar……Allaha emanetsiniz.

Celin Rumuzlu Okura Hitaben...

Kıymetli Kardeşimiz,

Olayın fıkhi boyutundan ziyade, psikolojik boyutuyla ilgili bir iki husus söylemek isterim.

Bu sorduğunuz konuyu yıllarca araştırdım.Bende çok merak ettim.Size gözlemlerimi aktarmak isterim:

-Efendimizin bir hadisi var: Cahiliye döneminde altın olan islamiye döneminde de altındır.

Bu hadis, psikolojik açıdan zengin verilerle doludur.
Eğer bir insan ibadetlerin hep kabuğunda kalmış içeriğine inememişse, o bozuk bir plak gibi kendini tekrar ediyordur.İşin espirisini anlayamamıştır.Kendini kandırmaktadır.Kıldığı namaz onu kötülüklerden alıkoymuyorsa,güzel ahlakı kazandırmıyorsa, o namazla olan ilişkisini yeniden gözden geçirmelidir.Akşama kadar dedi kodu gıybet vesaire...bunlarla meşgul oluyorsa başkalarına hamallık yapmaktadır.Bu huyunu devam ettirdiği, vazgeçmediği sürece;
HADİSLERDE BAHSEDİLEN MÜFLİS OLABİLİR, ALLAH KORUSUN.

-Güzel ahlaklı insanlar eninde sonunda islamın ameli boyutuyla mutlaka tanışırlar.Bir vesileyle ulaşırlar.Ama şekli boyutta kalan öze inemeyen insanlar kendini tekrar eder dururlar.Bir fasit daire içinde döner dururlar.Terakki edemezler.Kalas gelir,kütük gider...

-İbadetle meşgul olup ama geçimsiz,ama huysuz,ama gıybetci, ama dedikoducu, parada muamelatta islamca hareket etmeyen insanların diğer insanlarca algı değeri, iletişim açısından çok düşüktür.Bırakın başkalarının islama girmesine vesile olmayı, Müslümanı bile dinden çıkaracak kadar kaba softa, ham yobaz kötü ahlak sahibi insanlar, islamın önünde karabasan gibi duran insanlardır.Bu dinin başına ne geldiyse bu tarz insanlardan gelmiştir.

Kaba, basit ve hoyrat davranışlarıyla her yerden farkedilen kötü ahlakıyla, islamdan tiksindiren islamdan nefret ettiren bu insanların büyük vebali vardır.Çünkü, şahsında itici algılanan, dindir.Bu konuyu din tüccarları başlıkla yazımda uzun uzun anlattım.

-Yusuf islam, islam'ı araştırmak için yıllar önce istanbul'a geldiğinde, yaşadıkları onu dehşete düşürmüş.İslam'a girmek niyetiyle geldiği istanbul'dan islam'dan nefret ederek ayrılmış.Çünkü, gördükleri,esnaftaki çözülme, vesaire onu hayal kırıklığına uğratmış.Aradan yıllar sonra örnek insanlarla tanışıp müslüman olmuş.Onun şu sözü meşhurdur:

" islama girmemi on yıl boyunca geciktiren sahtekar müslümanlardan ahirette davacı olacağım"

Peygamberimizin insanları tanıma konusunda sunduğu ölçü hepimize bir ölçü olabilir:

" Bir insanın namazı orucu sizi aldatmasın,dinarla dirhemle olan ilişkisine bakınız"

Kişilik ve ahlaki özelliklerine bakacaksın kardeşim.Diğerleri bizi entrese etmiyor.

-Sözünde duruyormu,
-Randevularına sadıkmı,
-Çözüm üretiyormu,
-Paylaşıyormu,
-İşini iyi yapıyormu,
-Yardımlaşıyormu
-İçtenlik ve samimiyet var mı,
-Hatalarından sorumluluk alıyor mu,

Ve bunun gibi özellikleri kişiyi; aranan, özlenen insan haline getirir.Şekilci ve kaba insanlardan diğer insanlar zaten kaçarlar.O tür insanlar evinde bile eşi ve çocukları tarafından sevilmezler.Değilki dışarda sevilsinler.

Ama her zaman dediğim gibi, her mekan müşterisini bulur.

Derviş dervişi Tekkede,
Hacı hacıyı Mekke'de,
Şey de şeyi, dakkada bulur.

Arkadaş, insanın ikinci kendisidir.

Ben böyle düşünüyorum.

Selam ve dua ile.

Nusret KARDELEN

HER ŞEY MAVİSİNİ YİTİRMİŞ BİR HAYATIN YENİDEN İNŞAASI İÇİN

Celin Rumuzlu Okura Hitaben-2

Hakiki islamiyet, hakiki insaniyetle mümkündür.

İnsaniyetin olmadığı yerde islamiyet ceset olarak var,ruh olarak yoktur.Sadece şekilde kalınmıştır.

" EĞER BİZLER,MEHASİNİ İSLAMİYEYİ,EFALİMİZLE,AHVALİMİZLE,AKVALİMİZLE IZHAR EDEBİLSEYDİK,SAİR DİNLERİN MÜNTESİPLERİDE FEVC FEVC VE MEVC MEVC İSLAMİYETE İNTİSAP EDECEKLERDİ"
BSN.

içi boşaltılan ibadetler, sadece kuru bir cesetten ibaret kalır.-O zaman- başlıklı yazımdada belirttiğim gibi geriye sadece hüsnü hatla yazılmış bir kelime-i şehadet tabelası kalır.

Daha Mevlüt Kandilinden bir gün önce bir müslüman yüzünden bir hristiyan intihar etti burada.Hristiyan bir işini yaptırmak için bir esnafa peşinen 1000 dolar veriyor.Ama kesinlikle işin on gün içinde yetişmesi lazım.Bizim müslüman söz veriyor.On gün sonra gelip bakıyorki daha işe başlanmamış bile.Adamın buradakı oturumu bitiyor.Sonra, yurt dışındaki çalıştığı işinden de oluyor.Dünya kadar telefon masrafı yapıyor.Paraları da bitiyor.En son kaldığı otelde kafasına bir kurşun sıkarak intihar ediyor.

Bizim müslüman o gece mevlüt kandili diye bir zikir yapıp namazda kılmıştır.Yıllar önce şöyle bir rivayet okumuştum.Şu anda kaynağını veremem.Hatırlamıyorum.AMA BİR HATIRLI ÇIKARDA HATIRLATIRSA ÇOK MEMNUN OLURUM.

Hadisi şerif olup olmadığından emin değilim.Rivayet şöyleydi:

"Hristiyanların veya kafirlerin haklarının size geçmemesi için çok dikkat ediniz.Çünkü, hakları karşılığında sizden öbür tarafta imanınızı isteyecekler"

Şimdi bu olay dalga dalga yayıldı, yurt dışındada yayılacak.Zaten yurt dışında ticari münasebetleri olanlar bilirler, itibarımız beş para etmiyor.

Şahinler holdingin başkanı Kemal Şahinin Hayat Yayınlarında çıkan bir kitabı vardı:ZİRVEDEKİ ŞAHİN.

Bu kitapta Alman piyasasında tutunabilmek için neler yaptığını uzun uzun anlatıyor.Türk olduğunu duyan kaçıyormuş.Sonuçta uzun çalışmalarım ve gayretlerim sonucunda Alman'lar şu noktaya geldi diyor:
Evet diğerleri sahtekar ama Kemal Şahin dürüst.Bu intibayı verdikten sonra nihayet benden alış-veriş yapmaya başladılar diyor.

Ruhsuz ibadetlerle kişi kendini kandırır sadece.Zaten güzel ahlaka ulaşmayan insanlar son nefeste imanını koruyamayabilirler.Bu çok tehlikeli bir durumdur.Bakınız, müfrit guruplardan bazılarının sonuçta islam içinde tutunamadığını ve Mürted olduğunu bir çok yerden okumuştum.Eline bir mühür olup önüne gelene kafir diyen, kimseyi beğenmeyen harici mantıklı kişiler, sonuçta islam'dan çıktılar.Yine basında yer almıştı.50 bin Alevinin Yehova şahidi olduğunu gazetelerde okumuştum.

Kısa ve öz olarak Kıymetli Celin,
Bütün ibadetlerin,
bütün terbiye disiplinlerinin,
ve dahi tasavvufun ( bozulmamış), asıl hedefi insanı ham halinden kamil insan haline çıkarmaktır.Adam hala kütük gelmiş kereste gidiyorsa Allah ıslah etsin.

Elimizden başka ne gelir.

Bize düşen onun vitrindeki süslerine ıncık boncuklarına aldanmamaktır.

Selam ve dua ile.

Nusret KARDELEN

HER ŞEY MAVİSİNİ YİTİRMİŞ BİR HAYATIN YENİDEN İNŞAASI İÇİN

sevgili basak uzun kardesim,

sevgili basak uzun kardesim, bu degerli bilgileriniz icin size cok tsk ediyorum.beni kirmayip cevab verdiginiz icin allah sizden razi olsun.hersey dilediginizce olsun.

sevgiler...

Yorum izleme seçenekleri

Yorumların gösteriminde tercih ettiğiniz şekli seçerek değişiklikleri etkinleştirmek için "Ayarları kaydet"i tıklayınız.

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <b>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

Son yorumlar

. . . . . . . . . . . . . . Iste Zehirli Ok'lar . . . . . . . . . . . . .
Alkol · Flört · Porno · Seks · Zina · Göz Zinası · Şehvet · Aşk · Chat · Dans · İftira · Nefis · Medya · Televizyon · Şeytan · Büyü ve Sihir · Cincilik · Fal · Kehanet · AIDS

. . . . . . . . . . . . . . Panzehirler . . . . . . . . . . . . .
Amel · Dua · Namaz · Oruç · Zekat · Evlilik · Eğitim · Hayat · Aile · Gençlik · Kadin · Tesettür · Sevgi · Maneviyat · Ahlak · Bela ve Musibet · Edep · Haya · iffet · Sabır · Tevbe · Şefeaat· Nasihat · RIZIK · Sağlık

Perde arkası · Güvenlik · Haber · Hikaye · Kitap Tavsiyesi · Soru-Cevap · Şiir · Asrı Saadet · Osmanlı

Anket

Chat, forum ya da messenger den tanıştıkların ile sohbetin boyutu ne kadar?: