try another color:
try another fontsize: 60% 70% 80% 90%
ZehirliOk.COM
Sağlık, Huzur, Mutluluk, Aile Ve Evlilik

Cinsellikle ilgili sorular 3 yaşında başlıyor


Çocukları azarlamadan, doğru yanıt verin.

- Acıbadem Hastanesi Kadıköy’de görev yapan pedagoji uzmanları Ayşegül Salgın ve Zehra Yılmaz, çocukların cinsellikle ilgili merak nedeniyle kesinlikle azarlanmamaları gerektiğini söylüyorlar. Uzmanlar “ayıp, günah” diyerek azarlamanın, çocuğun gelecekteki cinsel yaşamını da olumsuz etkileyeceğine dikkat çekiyorlar.

Ülkemizde Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan araştırmalar, ortaokul ve lise düzeyindeki gençlerin cinsellikle ilgili sağlıklı bilgilere sahip olmadıklarını, bundan kaynaklanan ciddi sorunlar yaşadıklarını gösteriyor. Uzmanlar gençlerin yaşadıkları sorunlarda ailenin çocukluk döneminde cinsellikle ilgili sağlıklı bilgi vermemesinin de etkili rol oynadığına dikkat çekiyorlar.

Kadını kurtarmak...

Hep eğlenecek değiliz ya; biraz da bilgilenelim... Hemen özetleyeyim;
“Huzurun Kaynağı Aile” diye bir kitap... Mehmet Oruç’un “Arı Sanat” yayınevinden çıkan eseri... İçinde “Kadın ve Ailenin Önemi”, “Evlilik ve Aile Hayatı” ile “Çocuk Eğitimi” konularında süper bilgiler var...

Köşenin tarzına uysaydı başka konuyu alırdım ama “Kadını ‘kurtarıcı’dan kurtarmak” başlıklı bölümü, 550 sayfa içinde buraya en iyi gidecek yazısı...

...

Her yıl, kadını esaretten (!) kurtarmak için “Dünya Kadın Hakları Günü” tertip edilir... Nutuklar atılır, demeçler verilir... Düşünüyorum; dünyada çok şey istismar ediliyor, fakat kadınlar kadar istismar edilen başka hiçbir varlık yok...

"Cinsel" görünümlü "Dinsel" taktik!

Zaman zaman yazarım; şeytan, hiçbir zaman "ürkütücü çehresiyle" çıkmaz insanın karşısına... Daima "cazip" görünür!.. Kâh "güzel ve şuh bir kadın", kâh "yakışıklı bir erkek" veya "sevimli bir yaratık" halinde!.. Ve tabiî, "reddetmesi zor teklif"lerde bulunur!.. "Para, şan, şöhret, saltanat, güç, koltuk ve egemenlik" gibi!..
Tabiî, bu "maske"ler kaldırılınca, altından Şeytan'ın "ceberrut, itici, ürkütücü ve sinsî çehresi" çıkar!..
İnsanoğlu için "en büyük imtihan" da budur zaten!..
Ya "Şeytan'ın yolu"ndan gidecek ve Ahireti'ni "zindan" edecektir, ya da "geçici zevkler"le oyalanıp, kendini aldatacaktır!..

AIDS'in nedeni: Fuhuş yuvaları

İzmir'deki patlamanın en önemli etkenin, mahalle aralarındaki kontrol edilemeyen, her türlü riski taşıyan fuhuş yuvaları olduğu belirtildi. AIDS ile Mücadele Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Melahat Okuyan, "Buralara gencecik insanlar ya da evli erkekler gidiyor. Sağlıksız bir neslin temeli atılıyor. Çeki düzen şart. Bir an önce de gereken önlemler alınmalı. Herkes sorumlu davranmalı" dedi.

Komisyon çare arıyor
AIDS rakamlarının alarm vermesi üzerine, İzmir'de katı önlemler alınması için harekete geçildi. Valilik, emniyet, milli eğitim, sağlık, turizm müdürlükleri, Hıfzıssıhha Enstitüsü, Ege ve Dokuz Eylül üniversitelerinden temsilcilerin yer aldığı bir komisyon kuruldu. Komisyonun her ay toplanıp AIDS'le mücadale için çözüm yolları arayacağı belirtildi.

Evimdeki namussuz..!

Malum, bizim hayatımızda televizyonun yeri çok ayrı. İstemesen bile izlemek zorundasın.. Çünkü gazetecisin.. Her programdan, her filmden bir haber çıkarma gibi bir durumun var.

O rezil gece de bu niyetle açtım televizyonu. Evime gelen bir iki misafirimle birlikte şöyle bir göz gezdirelim istedik. Eşleri ile birlikte oturuyoruz. Kumandadaki sıralamaya göre aşağıdan yukarıya doğru ilerleyip, bize göre bir kanal bulacağız sözde..

Benim televizyonumda birinci sırada TRT var. Biraz da güvenerek açtım tabi ki.. Ne de olsa devletin kanalı..

Ama o da ne?

Daha TRT'yi açar açmaz kadınlar başını önüne eğdi. Reklamlar dönüyor. Bir telefon markasının reklamı. Erkek kadını merdiven başında kıstırmış, neredeyse ayakta götürecek. Dilleri dışarıda, hayvani bir şehvetle birbirlerine saldırıyorlar. Bir adam ise onları cep kamerası ile görüntülüyor. Reklam şöyle sona eriyor:

AIDS'ten kaçarken kansere yakalandık

AIDS'ten kaçarken kansere yakalandık

Almanya'daki bir prezervatif şirketinin ürünlerinde 'nitrosamin' adı verilen kanserojen madde tespit edildi. Yağmurdan kaçarken doluya tutulduk dedirten gerçek, Almanya'nın Stuttgart kentindeki Kimyasal Madde ve Veteriner Denetim Dairesi tarafından piyasadaki 32 prezervatif üzerinde yapılan araştırma sonucunda ortaya çıktı.

Denetim merkezinde şüphe üzerine yapılan araştırmada incelenen prezervatiflerin sadece 3'ünde kansorejen maddesi 'nitrosamin' tespit edilmediği bildirildi. Dairenin laboratuvar yöneticisi Werner Altkofer, incelenen prezervatiflerin hepsinin aynı üretici tarafından imal edildiğini, ancak Almanya'da prezervatifler için öngörülen sınır değerleri bulunmadığı için bu ürünlerin piyasadan toplatılamadığını belirtti

Chat’çi kadının başına gelenler

Ben 29 yaşında, 10 yıllık evli, 9 yaşında bir oğlu olan, çalışan bir kadınım.

Eşim oldukça hoşgörülü bir insan ama ben onun sevgisine ihanet ettim. Sırf o görevde olduğunda benim canım sıkılmasın, oğlumuz öğrensin diye, evimize bilgisayar almıştı. O yokken, ben sık sık internete girer, bazen de chat yapardım.

Bir gün bir tavla sitesinde rakibimle konuşup, onun dünya görüşü, terbiyesi, zekası ve düşünce yapısını öğrendikçe, onu daha da çok merak etmeye başladım. Ona çağrı bırakmadığım sürece beni aramıyor ve taciz etmiyordu. Uzun bir süre yazıştıktan sonra, onu tanımak istediğimi söyledim. Benim evli bir kadın olduğumu biliyordu. Asla üzerime çok düşmüyordu. İki arkadaş gibi buluşmaya başladık. Bir akşam beni lüks bir restorana davet etti. Ardından birer kahve içmek için evine gitmiştik. Evine önce de gitmiş, ters bir hareketini görmemiştim. Ama o gün çok farklı olacaktı. Kahvelerimizi içip sohbet ederken, birden evin içi hiç tanımadığım erkeklerle doldu. Bağırırsam beni öldüreceklerini söylüyorlardı. Kaçamadım, çaresiz o gece evdeki 7 erkeğin tecavüzüne uğradım. Ve o güvendiğim, saygı duyduğum adam, benim bu durumda resimlerimi çekti, kasete de aldı. Sabaha karşı bıraktılar, yüzüne tükürdüm ama ‘Aşkım, artık her çağrışımda geleceksin, sıkıysa gelme de göreyim’diye, beni tehdit etti. Ablacığım şimdi bu şerefsiz adamın kölesi oldum. Kocamın ve oğlumun yüzüne bakacak halim kalmadı. Resim ile kaseti alabilmek uğruna, her çağrışında gidiyorum, bazen yalnız onunla, bazen de bulduğu erkeklerle birlikte olmak zorunda kalıyorum. Bu durumdan nasıl kurtulacağımı da bilemiyorum.

"Göğsünü değil, kütüphaneni büyüt"

Lolita ihtilali!

Dünkü Milliyet'in 3. sayfasında bir haber: "12 yaşındaki kız internette tanıştığı adama kaçtı."
Sayfayı çevirin:
Edirne'de sevişirken görüntülenen liseli kızın fotoğrafları... Ve günlerdir Mardin'den Sivas'a kadar Türkiye'nin dört bir yanından 12 - 13 yaşında küçük kızlara tecavüz haberleri...
Madalyonun bir yüzünde ağzı salyalı sübyancılar var.
Peki diğer yüzünde?..
Alttan alta inanılmaz bir "ergen ihtilali" yaşadığımızın farkında mısınız?

* * *

Son zamanlarda bir lise mezuniyet balosunda bulundunuz mu hiç? Gitseniz, gördüğünüz ağır makyajlı, cesur dekolteli, yüksek topuklu, cep telefonlu kızların 16 - 17 yaşında olduğuna inanabilir miydiniz acaba?

Çare dengeyi sağlamakta

Gençlerimizin problemleri medyanın gündeminden hemen hemen hiç
düşmüyor. Bu gidişle de hiç düşeceğe benzemiyor. Bazan hafif bir sesle
bazan da gürültülü bir şekilde gündemde yerini alıyor. Eğer problemli genç
sıradan biri değil de, etkili çevrelerden ise günlerce sıcaklığını muhafaza
ediyor. Yahudi asıllı Lara’nın ölümünde olduğu gibi. Bu durum medyanın
hangi çevrelerin problemlerini gündeme taşıdığını göstermesi bakımından
da üzerinde durulması gereken önemli bir gösterge.

Hangi kesimden olursa olsun problemler, içinde bulunduğumuz

Din, aşkı da, âşık olanları da seviyor

Geçen yıl Sevgililer Günü öncesinde bir arkadaş toplantısında söylenenleri hâlâ unutmadım. Aksiyon’da yazıyor olmam nedeniyle muhatap hasbelkader ben olsam da söylenenler, toplumun önemli bir bölümünü zan altında bırakıyordu.

O mecliste bulunanlardan biri diyordu ki; “Önümüzdeki hafta biz Sevgililer Günü’nü kutlayacağız. Sizinse böyle bir kaygınız yok. Çünkü İslam, Sevgililer Günü’nü reddettiği gibi insanların birbirlerini sevmelerine, âşık olmalarına da sıcak bakmıyor. Hatta evlenecek insanların dahi birbirlerini nikahtan önce görmelerini yasaklamış. Dolayısıyla böyle bir günün inançlarının emrettiği gibi yaşamaya çalışanlar için hiçbir anlamı yok”. Ben dilimin döndüğü kadar (bu konuda o zaman için pek döndüğünü söyleyemem) bir şeyler söylemeye çalıştım. Tasavvuf dedim, Allah aşkından sözettim. Ama doğrusu söylediklerim beni dahi tatmin etmedi. Sonrasında merak ettim ve araştırdım. Konunun uzmanlarıyla görüştüm, ilgili ayetleri ve hadisleri inceledim. Gördüm ki, o arkadaşım yanılıyor. İslam ne sevgiye karşı çıkıyor, ne de sevgiliye. Tasavvufta olduğu gibi sadece Allah aşkının değil, karşı cinsler arasındaki aşkın da kutsallığı vurgulanıyor. Hatta âşık olup da iffet ve namuslarını koruyanlar için İslam’daki en yüksek mertebe vaad ediliyor. Keşfu’l Hafâ’da yer alan bir Hadis—i Şerif’te deniyor ki; “Kim âşık olur da iffetini korur, halini gizler ve bu yüzden ölürse şehid olarak vefat eder”. İslam’da şehitlikten daha yüksek bir mertebe olmadığı dikkate alınırsa İslam’ın aşka ve âşıklara bakışının nasıl olduğu ortaya çıkıyor.

Zina serbest, nikâh yasak

Türkiye’de garip bir laiklik anlayışı var. Öyle ki laiklik adına dinle uzaktan yakından ilgisi olan herşey vicdanlara hapsedilmek isteniyor.

Laikliğin beşiği olan batılı ülkelerde, herkes kendi dinine göre inandığı kitaba el basarak yemin edebiliyor. Nikâhların kilisede kıyılmasında hiç bir sakınca görülmüyor.

Dini nikâh bu çelişkinin en göze batan örneklerinden biri. Hemen her dinin nikâhla ilgili kuralları var. İnsanlar resmi nikâhtan önce ya da sonra dini nikâh kıydırmayı bir vecibe olarak kabul ediyorlar. Bir çok ülkede nikâh insanların dini inançlarına göre mabetlerde yapılıyor. Diğer ülkelerde din ve vicdan özgürlüğü kapsamında değerlendirilen hatta laikliğin gereği olarak serbest olan dini nikâh ülkemiz kanunlarına göre resmi nikâhtan önce yapılırsa suç. Türk Ceza Kanunu’nun 237’nci maddesinde nikâh hususunda bazı cezalar öngörülüyor. Söz konusu maddenin üçüncü fıkrasında “Evlenme akdinin kanuna göre yapılmış olduğunu gösteren kâğıdı görmeden bir evlenme için dini merasim yapanlar” hakkında bir aydan üç aya kadar hapis cezası veriliyor. Dördüncü fıkrada ise “Aralarında evlenme akdi olmaksızın evlenmenin dini merasimini yaptıran erkek veya kadınlar iki aydan altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılırlar” deniyor.

Son yorumlar

. . . . . . . . . . . . . . Iste Zehirli Ok'lar . . . . . . . . . . . . .
Alkol · Flört · Porno · Seks · Zina · Göz Zinası · Şehvet · Aşk · Chat · Dans · İftira · Nefis · Medya · Televizyon · Şeytan · Büyü ve Sihir · Cincilik · Fal · Kehanet · AIDS

. . . . . . . . . . . . . . Panzehirler . . . . . . . . . . . . .
Amel · Dua · Namaz · Oruç · Zekat · Evlilik · Eğitim · Hayat · Aile · Gençlik · Kadin · Tesettür · Sevgi · Maneviyat · Ahlak · Bela ve Musibet · Edep · Haya · iffet · Sabır · Tevbe · Şefeaat· Nasihat · RIZIK · Sağlık

Perde arkası · Güvenlik · Haber · Hikaye · Kitap Tavsiyesi · Soru-Cevap · Şiir · Asrı Saadet · Osmanlı

Anket

Chat, forum ya da messenger den tanıştıkların ile sohbetin boyutu ne kadar?:
İçeriği paylaş