Çalışan Kadınlar Neler Yaparlar?

ÇALIŞAN KADINLAR NE YAPARLAR?

Ailevi
• Çocuklarını kreşlere postalarlar. Zaten çevre sıkıştırıyor diye yapmış oldukları bir iki çocuğa da bakmayıp el aleme teslim ederler. Çocuk bakıcısına anne diyince de ahu figan ederler.
• Fıtratlarına uygun iş yapmadıkları için işte çok yorulurlar eve yorgun argın gelirler. Bu yüzden bir de ev işleri kabus olur. Ev işlerinden nefret ederler. Çocukları başlarından atarlar, o masumlarla ilgilenemezler. Eşleri biraz yanaşınca oralı olmazlar, güzel ve bakımlı giyimleriyle iş yerindeki erkeklerin gözlerine bayram tatili yaptırdıkları için yorgunluktan kocalarına zaman ayıramazlar. Malum meseleden kaçınırlar. Kendilerini dışarıdaki erkeklere gösterirler, dışarıya karşı süslenirler, giyinirler, kokulanırlar, çok taze ve canlıdırlar ancak; evde dağınık, pasaklı, bakımsız ve yorgundurlar.
• Sürekli erkeklerin pis nazarı altında manen ve maddeten yaralanırlar. Bu yüzden tahammülsüz, geçimsiz, stresli kimseler olarak ailede huzursuzluk çıkartır, çocukları azarlar, kocalarına karşı çıkarlar. Kapalı da olsalar bu böyledir. Erkek için kadın kadındır. Açık kapalı çok fark etmez.
• Çok bilgili ve bilinçli (!) oldukları için kendilerini kocalarına karşı ezdirmezler. Kadın haklarını çok iyi bilirler. Amirleri çarklarına tükürür gıkları çıkmaz; kocaları nazdarlığından bir şey söyler de kıyameti koparırlar.
• İş yerinde 9 saat, yol süresi de hadi 1 saat olsun, 8-10 saat evin dışında zaman geçirirler. Evde de kara dizi keyfi vardır. O da 2 saat tutar. 6 saat da uyku.. Günün tamamına yakını kocası ve çocukları dışında, ailesi dışında harcandı mahvolup gitti. İş yerindeki adamaları kocasından daha iyi tanırlar.
• Çocuklar çalışan anne ile yemek yapan baba arasında ikilem yaşarlar. Hani her çocuk kendi cinsinden olan ebeveynini model alır ya.. Anne gibi latif baba ile baba gibi hırçın anne arasında kalıp ulen şimdi ben hangisi gibi olacağım diye düşünür ve biraz ondan biraz bundan olayım deyip hissen her ikisini de taklit ederler. O yüzden şimdiki çocuklar eşcinsel eğilim göstermektedirler. Uç noktalara çıkanlar olduğu gibi hiç olmazsa çevremizde kız gibi mızmızcı, kırılgan kadınsı erkekler veya erkek gibi cesur, atılgan erkeksi kadınları görmek mümkündür.
• Kendi ayakları üzerinde durmak meraklısı zeki, okumuş, kültürlü, paralı kadınlar; erkekleri her alanda paçavraya çevirip kenara koyarak ömürlerinin sonunda evlenmedik, çocuğumuz olmadı falanca makama geldik de ne oldu deyip nedamet ederler ancak yılların vermiş olduğu bir alışkanlıkla tevbe etmez, genç kadınlarla tecrübelerini paylaşırlar.
• Kadınlar… Liseyi bitirecekti, üniversiteyi kazanacaktı, KPSSye girecekti, memur olacaktı, memurluk da yetmeyecekti terfi edecekti, falanca makama gelecekti filanca mevkie gidecekti derken bir de bakarlar ki ömür geçmiş evlenmemiş, çoluk çocuğa karışmamış. Fıtri latifelerini inkişaf ettirmemiş. Evlenmiş olsalar da sadece bir-iki çocuk yapmış, o çocuklar da başıboş, yalnız, sevgisiz-merhametsiz yetişmiş. Çocukların içinde ukdeler kalmış. Gizliden kin beslemektedir çocuklar anacığına. Çocuklar kreşe, ana-babalar huzurevine…
İş
• Sık sık rapor alırlar. Yoğun tempoya gelemezler. Dişleri ağrıyınca, canları sıkılınca, özel günlerinde vs. Tanıdıkları doktorlardan her daim rapor alıp evde dinlenirler.
• Gebe kalınca 8 ay kuruma uğramazlar, yasal hakları vardır. Çok az çalışıp çok fazla para kazanıp o haksız kazançla hayatı kendilerine zindan ederler. Ahrette de mesuldürler.
• İdarece kendilerine iş verilince panikler, strese girer, etrafındaki insanlara çatarlar.
• Boş kaldıklarında çeneleri boş durmaz, ölü kardeşlerinin etlerini çiğnerler. Gıybet memuriyette önemli bir müessesedir. Hatta artık maalesef birlikte yaşadıkları için galiba, erkekler de dedikodu yaparlar.
• Sürekli müdür beylerinin odasına gidip diğer kadın memurları şikayet ederler. Birbirlerini çekemez ve birbirleri olmadan yapamazlar. Hemen küsüp hemen barışırlar.
• Evdeki sorunlardan veya nişanlıları (garibanlar hangi birini hatırlasın!) ‘bugün bizim ilk birlikte elektrik faturasını yatırma yıl dönümümüzdü nasıl unutursun?’ kavgaları nedeniyle ya kurumdaki diğer memurlara ya da hakkını bilmez, soru sormaktan korkar, güzelim Anadolu vatandaşlarına patlarlar. Artık karşısına kim çıkarsa ayvayı yemiştir.
• Yeni zamları eleştirir, eski işleri bitirmezler… Eve 3-4 milyarcık girer ve bu parayla çevrelerine evlenmemeyi, bir öküzün çekmeyeceğini, bu zamanda hayatın pahalı olduğunu, varsa hafta sonu başka uygun bir iş yapmalarını nasihat ederler. Çok kazanır ve çok tüketirler. Kazanıp tükettikleriyle iki ailenin rahatlıkla geçinebileceğini iddia ediyorum.
• İş yerinde kadınların doğum günü partileri bitmez. Her gün birileri doğar ve işe paydos edip kendilerinin yapmayı asla beceremeyecekleri yaş pastalar satın alınıp minik partiler tezgahlanır.
Ekonomik
• İnternetten sürekli bir şeyler satın alırlar. Suratları için indirimli çok paralara boya badana takımı alırlar. Pabuçlarda, küçük çantalarda indirimler bitmez. Eve iki maaş girmesinden mi bolluktan mı nedir? (Evine bir maaş girmeyen aileleri düşünmeden) ellerindeki parayla ne yapacaklarını bilemediklerinden ay sonunda kredi kartına borçlarına boğulurlar.
• Ayda bir yaklaşık 150 TL miktarında parayı avrat berberlerine israf ederler. (Bir erkek o parayla iki yıl boyunca en az ayda bir kez tıraş olur.)
• Çocuklarını kreşlere postalarlar veyahut dadı tutarlar. Kazandıkları paranın yaklaşık üçte birini (500-600 TL) dadıya veya kreşe dökerler. (Kreş aylığı ortalama 800 TLdir). Kendilerine sorulduğunda; ekonomik bağımlısızlığı için mücadele ettiğini feryat ederler.
• Çalışan kadınlar israf ve bereketsizlikleriyle eve bir getiriyorlarsa iki çıkartıyorlar.
• Her gün farklı farklı ve uygun uygun giyinecem diye ayakkabıya uygun çanta ona uygun surat boyası, ee buna da uygun kolye lazım.. derken ne neye uygun ne neye lazım karıştırırlar. Derken israf israf israf… Hem de maaşı beğenmeyip kanaatsizlik ederler.

Ahlaki
• Açık saçık giyinirler. Dar badiler, kısa etekler vs. En iyisi hiç olmazsa Allah’ın emrini çiğneyip başını açar. Çok ender olsa da peruk takanlar vardır.
• Laubali konuşurlar. Kendi aralarında ve/veya erkeklerin yanında yumuşak konuşurlar, kahkaha atarlar, espri yaparlar, erkeklerin yaptığı esprilere gülerler. Erkeklerle şakalaştıkları olur. Böylece maalesef erkeklerin ilgisini çekerler.
• Sefil süfaha giyindikleri için iş yerindeki erkekler laf atar, ima eder, erkek sohbetine kadının uzuvları ve giyim tarzı meze olur.
• İş yerindeki erkekler bir abi bir kardeş gibi(!) o günkü giyimleri için bacım/ablacım çok yakışmış şeklinde iltifat eder. Safdirik kadınlar ise yumuşak sesleriyle, kırıta sırıta teşekkür ederler.
• İş yerinde dinidar evli erkeler ile dinidar evli kadınlar çok iyi anlaşırlar. Birbirlerine sırdaş olurlar. Evde yaşanan sorunlar konusunda birbirlerini teselli ederler. Hatta bazen dinidar evli erkek; kocasıyla kavga edip boşanmayı planlayan dinidar evli kadına sahip çıkar(!) Onu ikinci hanımı olarak nikahına alır.
• Hayaları yırtılmıştır. Rahatlıkları, cesaretleri, seviyesiz konuşmaları erkekleri hayrette bırakır.
• Araba kullanma merakları vardır. İş yerindeki stres yetmez bir de trafikte erkeklere taş çıkartırlar. Daha yeni çıktığı için ürkek olanlar var olduğu gibi tecrübeli olup diğer şoförlere küfreden, çoklu imalı korna çalan, yavşayıp yol verdiği için elin erkeğine selam verip teşekkür eden usta şoförler de vardır. Kadınların kurallara uyma merakından çok erkekler delirip kaza yaparlar ve bu durum istatistiklere ‘kadınlar erkeklerden daha iyi şoförlerdir.’ diye geçer.
• Giyim kuşamlarındaki fuhşiyat öyle bir hale gelir ki erkekler ne çalışabilir ne de evine huzur götürebilir. Kendini tutamayıp bacım niçin böyle giyiniyorsunuz? Biraz dikkatli giyinseniz ne olur? Diye sual eden ehli insaf sahibi bir zata en klasiğinden üç cevap veririler: 1-Kendim için giyiniyorum. 2-Bana yakıştığını düşünüyorum. 3-Kendimi iyi hissediyorum… Onlar kendilerini iyi hissettirmek için yakıştırdıklarıyla erkekleri delirttiklerin biraz farkında olarak ve bundan sinsice zevk alarak başta kendilerine, başka kadınlara ve kendi erkeklerine de zarar verdiklerini akıl edemezler.
• Giyimde kuşamda iş yerindeki diğer kadınlarla yarışırlar. Kurumun en güzeli olmak yolunda masraftan, tavizden, günahlara girmekten kaçınmazlar. Dikkat çekmek ve en birinci güzel olmak için erkeklerin iştahlarını kabartırlar. Her gün değişik bir giysiyle gelmeye çok özen gösterirler.
• Çok sıkarlar şu parfümü. Kokarca derim ben onlara, midemizi bulandırırlar. Kimisinin de şehevi duygularını galeyana getirirler.
A) Ama hepsi öyle değil; içlerinde dindar olanları da var diyen çokbilmişe cevaptır: Dindar olunca kadın kadınlığından çıkıyor mu? Cazibesini mi yitiriyor? Hiç olmazsa başını açıyor mu? Hem kadın tesettürlü olduğu sürece her işi yapar mantığından sıyrılın artık. Günde yüzlerce erkeğin nazarı altında yıpranır kadınlar. Tesettürlü, dindar olunca onlar imtihan edilmiyor mu sanıyorsunuz? Elin erkeğini beğenip kocalarına tercih etmiyorlar mı sizce? Sükut..
B) Muhtaç olduğu için çalışanlar da var. Neden bunlardan bahsetmiyorsunuz acaba? Diyen izaha muhtaç kardeşime cevaptır: Biz burada ahlaksızlığa sebep olma durumlarını analiz ediyoruz ve toplumun yaralarını kanatan taife yukarda açkılandığı şekilde tasvir edilmesi lazım geldi. Hadis-i şerifte: Ben size kadınlardan daha büyük bir fitne bırakmadım. İhtarının muhatapları kimler olduğunu anlatmaya çalışıyoruz. Amacımız kadın düşmanlığı yapmak değil. Bu maddeleri hak eden kadınlardan bahsedilerek safdirik İslam kadın ve kızlarını ikaz etmek istedik. Muhtaçlık durumuna gelince; evinde dikiş nakış yaparak, küçük bahçesinde bir şeyler yetiştirerek çocukların ihtiyaçlarını gidermeye çalışan iffetli, masum, gariban, evinde oturan, tesettürlü, müşfik ve ahlaklı kadınlar bahsimizden hariçtir. Maksat zarurette çalışıp çalışmamak değil. Fitneye sebep olup olmamaktır.
C) Siz sadece memurları ele almışsınız, oysaki tarlada tapanda çalışan kadınlar da var? Diyen sivri zekaya cevaptır: Evet, ben ekseriyetle memurları yazdım. Ancak bu sadece bir sembolizedir. Yani; bununla şunu demek istedim. Kadınlar, çalışmak gerekçesiyle a- yuvalarından çıkıyorlar. b –ev işlerini, çocuklarını ihmal ediyorlar. c – kendilerini açıp saçıyor. d- kendilerine haram olan erkelerle sürekli diyalog içine girip onların pis bakışlarıyla yaralanıp sadakatsizliğe, ihanete, hırçınlığa, tahammülsüzlüğe sevk olunuyorlar. Ve aileler parçalanıyor. Çocuklar perişan oluyor. Toplum çözülüp çöküşe geçiyor. Dünya ve ahret hayatımız yanıyor. Hem de fıtratlarına uygun olmadığı için erkeksi bir çalışmayla madden ve manen bozuluyorlar. Erkekleşip vahşileşiyorlar, hayâsızlaşıyorlar. Örnekler değişebilir. Okulda okuyan kızlar da, tarlada çalışan kadınlar da, evinde chatleşen kadınlar da bu durumlara düşerlerse ki düşüyorlar aynı sorunları yaşarlar. Ancak köylü hatunlar, şehirli karılara kıyas edilmezler.
D) Söylediklerinizin çoğuna katılmakla beraber bunu çalışan tüm kadınlar için genelleyemeyeceğinizi hatırlatmak isterim. Diyen dert anlamaz kardeşimize bir hatırlatmadır: Bunu tüm çalışan kadınlara en sefil haliyle genellemek doğru olmaz kanaatindeyim. Ancak bu sorunsal alana giren her kadın kendi sahip olduğu değerler ve birikimlerle cüzi külli bu ahlaksız pazarda satılma tehlikesi içindedir. Şuanda böyle bir problemi yaşamıyor olması yaşamayacağı anlamına gelmez, gelmemeli. En az zararla kurtulan birçok erkeğin bakışları kıskacına girer. Çocuklarına layıkıyla annelik yapamaz. Kendi çalışma giderleri için ekstradan harcamalara girmiş olur. Ve bir erkek o işte çalışıp hakikaten ailesinin geçimini sağlayacak iken kadın girer. Bir eve iki maaş, başka bir eve hiç maaş girmemiş olur.
E) Ama bu yarışta kadınlar galip geliyor, erkeler de bizim kadar çalışıp bizim geldiğimiz makamlara gelsinler diye ısrar eden kardeşimize son hatırlatmadır: Siz kadınlar açık saçık olarak ortalıkta gezip durunca nasıl çalışsın bu erkekler de hem sınav kazansınlar hem de memur olsunlar. İmkan olsaydı da her cinsiyet evinde birbirlerine görünmeden çalışsalardı, o zaman görürdük kimin daha başarılı olduğunu. Siz kahpe oynuyorsunuz bu oyunu. Cemalinizle, cazibenizle erkeklerin gözlerini kamaştırıp akıllarını uçurarak mağlup ediyorsunuz onları. Tesettüre girin de öyle yarışalım. Bizim elimizde öyle bir bıçaklı bacak silahları yok. Erkeklerin ve insanlığın en büyük imtihanı siz kadınlarla ahrette indi İlahide hesaplaşacağız.
F) Ama her şeyi de kadının üzerine atmayın canım, erkeklerin de bu sorunların yaşanmasında büyük katkıları var. Diyen zıp zıp kıza cevaptır: Evet, erkeler de bu edepsizliklere düşebilmektedir. Ama bunun da yine sorumlusu kadınlardır. Çünki erkeğin şehevi hisleri nazaridir. Yani erkek cinsel anlamda görselliğe önem verir ve bu şekilde tahrik olur. Kadınlar öyle aşufte gibi giyinince erkekler de nefislerine mağlup olup bu kadınlara yanaşıyor, iltifat ediyor, elde etmek istiyor.. Ve olanlar oluyor. Erkek açık saçıklık görmeyince şehvet duyguları kedi gibidir. Ne zaman ki sefih bir görüntüye maruz kaldı o zaman aslan kesilir ve çevresindekileri parçalar. O yüzden kadınlara tesettür emri vardır dinimizde.
G) Tamam da biz kadınların da sosyal hayatta cinsiyetimize uygun çalışanlar olsun, kuruluşlar olsun istiyoruz. Zaruri hallerde, özel durumlarda kadınlar olarak, kadınlara ihtiyaç duyuyoruz. Mesela, hemşirelere, ebelere vs. diyen insaf sahibi hemşireme ihtardır: Evet, bu doğru ancak çevremize baktığımızda çalışan kadınların hemşire ve ebeden çok mühendis, şoför, tezgahtar, ambar memuru vs. Erkelerin yaptıkları işeri gördüklerini müşahede ediyoruz. Hem zaruri hallerde bir erkek hekimlik sıfatıyla bir kadının en mahrem uzvuna bakabilir ve dokunabilir diye hüküm var. Bu ruhsattır. Mal ve mülk sahibi Rabbimizin iznidir. Yani bir iki kez kadına ihtiyaç duyuyorsunuz diye yüz binlerce kadını dışarı çıkartmaya taraftar olmak ne demek?! Yukarda bu kadar zararını saydık bu mahlukların çalışmasının. Birkaç dirhem fayda göreceğiz diye cemiyette fitne mi çıksın? Şu zamanda yüz binlerce mahluk bir birinin neyine neyine bakıyor, hem de haram bir surette. Hem siz endişe etmeyin. Dünya imtihan dünyası, birileri zaten nefsin, şeytanın, masonların yardımı ve karıştırmasıyla bu işlere girişecek zaten. Onlardan faydanızı görürüsünüz. Bizler ehli İslam olarak az bir fayda için bu edepsizliğe taraftar olmayalım. Vazifemiz şuurlu müminler olarak imana ve Kur’ana hizmet etmekle kendimizi ve sevdiklerimizi dünya ve ahrette kurtarmak olsun.
Yeşil feminist anlayışınızla değil islami hassasiyetinizle anlamaya çalışınız.

Cenab-ı Hakk, bizi ve sizi bu asrın dehşetli ve cazibedar fitnesinden muhafaza eylesin...

Re: Çalışan Kadınlar Neler Yaparlar?

bu devirde bir bayanın çalışmaması olsa olsa "kafasını kuma gömmek" olur.çünkü devir çok zor bir devir.günümüzde artık meslek sahibi olmak,kariyer elde etmede kadın-erkek ayırd edilmiyor.

Re: Çalışan Kadınlar Neler Yaparlar?

Keşke çalışmamı istemeyen bir koca bulabilsem diyen kızları takdirle karşılıyorum. Kadının en masum çalışma hayatı bile bir şekilde fitneye sebep oluyor ve bizler erkekler olarak çalışmayan kızları bulmakta zorlanıyoruz artık.

Re: Re: Çalışan Kadınlar Neler Yaparlar?

Peki bu kızların maddi ihtiyaçları nerden karşılanacak bunu da bi zahmet yazar mısınız?melek değiliz malum.yeme içme olmadan maddiyat olmadan yaşayamıyoruz her insan gibi.helalinden kazandıktan sonra kimse kimsenin kazancına bişey söyleyemez...herkesin "evlenme"gibi bir durumu fırsatı kısmeti olmuyor malum...

CVP:Re: Re: Çalışan Kadınlar Neler Yaparlar?

Kesinlikle haklısınız kardeşim, bazı konularda ahkam keserken insanlar içindeki yaşadığımız sosyal hayatı da iyi değerlendirmeleri gerekiyorlar. Burası darul islam değil. o yüzden ailevi şartlar ya da imkansızlıklar çalışmaktan başka seçenek bırakmıyor. aileleri sahip çıkanlar bu detayı fark edemeyebilirler..

Çalışan kadınlarla ilgili

Her,"hanımımı çalıştırmam,açık gezdirmem"diyen erkeğin bunu hanımını sevdiğinden dolayı yaptığını düşünmüyorum.her erkeğin bu saydığım iki gerekçeyi iyi niyetinden yaptığını da düşünmüyorum.karısı bir şirkette müdire olupta,"aman karıcım gel sen evinde otur,çoluğuna çocuğuna analık yap başımın üstünde yerin var"diyen adamlar olduğu gibi,züğürtlüğünden "ben çalışan kızla evlenirim oğluuum,benden para istemesin(tabi erkeklik gururu yemez!)yeter ki gitsin çalışsın kendi parasıyla naapıyosa yapsın"diyen adamlar da var.ama ne hikmetse hep karısının çalışmasını istemeyen ve aynı zamanda kişilikli erkeklerin karıları ÇALIŞAN kadın oluyor.ondan sonra da neymiş ah karıcım gel sen evinde otur diyorlar(ama evlenme aşamasında böyle bişey yok tabi)
"çalışan kız al,sonra işi bıraktır"taktiği.bide bu hanımlar neymiş,sanki çok büyük lütufta bulunmuş gibi:"bak ben onca sene okudum ama evim için işte neymiş kariyerimi bıraktım"oluyor.diğer tarafta ise,böyle düzgün biri karşısına çıksa hayır demeyecek kızlarımız züğürtlerin elinde asgari ücrete kurşun atıyor

çalışan kadınlar ne yaparlar?

Karsima bir erkek ciksa. namazinda orucunda. Allahin emirlerine uyan. Asla calisma diyen. Vallahi okulu birakir hemen evlenirdim. Su zamanda cok zor boyle birini bulmak. Ben eskiden bi hata edip bir erkek ile konusuyordum. Fakat Rabbime sukurler olsun ki cok kisa surdu ve telefon ve msn ile gorusuyorduk sadece. Tevbe ettim, birdaha olmayacak Insâallah. Neyse. Bu bana calismayacaksin derdi. Evlenme karari aldigimizda birde neler duydum?? -- Eeee.. sen kac para biriktirebileceksin?
Hani calismayacaktim, ne oluyo??
Rabbim hepimizin yardimcisi olsun!!

Re: çalışan kadınlar ne yaparlar?

hahay bende isterim,ama şimdiki erkekler öyle yiğit değil ki.her erkek zengin olacak diye bi kaide yok,parası pulu olmayabilir anladıkta,karısının çalışmasını istemek ne oluyor?bunu daha anlayamadım.
kardeş burası dünya,imtihan yeri.bakarsın seni çalıştırmaz namazında orucundadır ama bu seferde başka bi özelliğini beğenmezsin gözüne diken olur.
ben bu zamanda inanmıyorum öyle,"karım evde otursun ben ona bakarım" diyen erkek olduğuna...zira bütün erkekler,erkek gibi güçlü kadın istiyor
evi arabası olmasın ben onun evine arabasına talib değilim ki,ama nedense karısına;"sen de kalk eve destek ol,aile bütçesine katkı sağla"diyen erkek çok fazla..ben gerçek hayatta bir tane bile karımı çalıştırmam diyen,sahip çıkan erkeğe rastlamadım...neyse bu konuya daha fazla değinmek istemiyorum

Re: Çalışan Kadınlar Neler Yaparlar?

22 yaşında üniversite mezunu bir bayan olarak,şu zamanda herkesin evlenmeye karar verirken fellik fellik "çalışan" bayan aradığı,ve bu kriteri olmazsa olmaz hale getirdiği,yukarıda saydığınız tehlikeleri görüp,görmemezliğe vuran,kadınların evde oturmasını başa kakıp,ev hanımlığını aşağılayan,küçümseyen erkeklerle dolu,evde oturan kadına 'hazırcı'lakabı yapıştırılıp,böyle kadınlara öcü gibi bakıldığı bir zamanda,bu yazınızı ibret,firaset,iz'an ve basiretle okuyorum efendim......ama şöyle bir soru da takılıyor zihnime:
Ben mezun ve işsizim,evlenmeye niyet ettim diyelim;
Hiçbir birikimim yok!babam evimizi anca geçindiriyor,kirada falan değiliz çok şükür.ama,gelirimiz anca bize yetiyor. evlenirken,yeni bir yuva kurarken kız tarafının,yani benim de paraya ihtiyacım olacak,tabi ki erkekler evlenirken daha fazla ihtiyaç duyacak paraya,ama en azından babasının çok geniş maddi imkanları bulunmayan evlenecek kızlarımızın evi için,düğün masrafları için birikim yapma amacıyla çalışması gerekmez mi?sonuçta kız tarafının da,erkek tarafının yanında çok az kalsa da masrafı olacak.
şimdi evlenen kızlara bakıyorum,çok tuhaflar...daha evlenmeden ayrı ev için imzalı sözleşme görmek isteyenler mi,söz,nişan döneminde,erkekten ne koparsam kardır,mantığıyla adamları soyup soğana çeviren mi......şimdiki kızlar,asla kaynana ve kayınpederle oturmak istemiyorlar....böyle birşeyin anılması bile huzurlarını kaçırmaya yetiyor
Benim gibi,kadınların çalışmaması gerektiğini savunanları,"ya ne olacak,kim açlıktan ölmüş,Allah bi yerden iş,gelir nasib eder,kim aç açık,sokakta kalmış"diyenleri,
'esas siz samimiyetsizsiniz,bu söyledikleriniz gerçekten uzak,hayal dünyasında yaşıyorsunuz'gibi ithamlarla suçlayan,beni bunları söylediğim için,bi dövmediği kalan,samimiyetsizlikle addeden,
'asıl paragöz sensin'diyebilen insanların çoğunlukta bulunduğu bir zaman yaşamaktayız.napalım?bir fikir buyurun?

Kevser Kalem kardeşime

S.A. Meselemiz kadının çalışıp çalışmaması değil. Çalışma şartları kadın ve erkeği (maksatlı olarak)bir araya getirdiğinden bazı arızalar ortaya çıkıyor. Bir genç kızımız fakirlikle imtihan ediliyorsa ve geçim sorumluluğunu üstlenmek zorunda kalmışsa(Sizde çeyiz durumu) kimseyi günaha sokmayacak kendisi de günaha girmeyecek tarzda işlerde geçici bir süre çalışabilir. (Ama genellikle çalışmaya alışılıp devam edilmektedir.) Malesef; yaşadığımız şu zamanda insanlar okumayan ve çalışmayan kızları adam yerine koymuyor. Bu insancıklar fitne seline kapılmış gidiyorlar. Bir parça ilmi ve şuuru olanlar, bu tür mahlukların tenkidine kulak asmamalı. Yüce Dinimizin esaslarına göre yaşayarak Allah'ın rızasını kazanmak emelinde olanlar için bu tür üzücü eleştiriler sizleri ümitsizliğe sürüklememeli. İnanın bana benim çevremde bulunan birçok erkek 'Eşim evinde otursun çocuklarımıza baksın. Benim kazandığım inşallah yeter de artar da..' şeklinde diye düşünen tanıdıklarım var. Nasıl bir alışkanlıktır bu!? Kadınlar çalışmadan kendilerini alamıyorlar. Kocası zengin ve cömert olsa da çalışan kadınlar tanıyorum. Pis bir illet bu. Allah sonumuzu hayretsin. Hırsı dünya ve israf alışkanlığımız yüzünden kazançlar masraflara kafi gelmediğinden karılarımızı çalıştırıyor, rüşvet alıyor, dolandırıcılık yapıyoruz. Bu sorunların çözümü İKTİSATtır, Kanaattir. Ahrete teveccühtür. Harama tenezzül etmemektir. Dünya imtihan dünyası.. Sabır içinde şükür; tevekkül içinde kanaat temennisiyle...

NOT: Yine de sormak istediğiniz tarafları olursa elimden geldiğince yanıtlarım. Allah yardımcınız olsun...

Çalışan Kadınlar Neler Yaparlar?

size sonuna kadar katılıyorum kevser kardeş... kadın çalışmalı (bunu yaparkende helal haram çizgisine itina ile dikkat etmeli) Peygamber efendimizin ilk eşi hatice annemiz tüccardı çalışan bir bayandı.... efendimiz ile iş esnasında tanıdı tanıştı ve evlendi....

Değerli kardeşim; Bir kadın

Değerli kardeşim;

Bir kadın fakirlikle imtihan ediliyorsa ve geçimini temin etmek kendi çalışmasına bağlıysa; zaruret durumu hasıl olmuştur ki sizin de belirttiğiniz gibi haram helal çizgisine itina ile dikkat ederek çalışabilir. Çok haklısınız. Ancak Peygamber Efendimizin(SAV) hanımlarından Hz Hatice validemizin çalışması Peygamberimize peygamberlik gelmeden önceydi. Yani; cahiliye döneminde gerçekleşen bir süreçte çalışılmıştı. Biz ancak tamamlanmış dinin rükünleriyle hükmetmeliyiz. Siyerden ve sahabi hayatından rastgele kesitler yaparak hüküm çıkartıp ''Onlar böyle yaptığına göre biz de şöyle yapabiliriz.'' şeklinde bir yorum bizleri helakete götürür. Ayet-i Kerimelerin ve Hadis-i şeriflerin makamlarını tutturabilmek ve ona göre algılamak büyük maharettir. Mesela; vücudumuz gıdaya muhtaçtır. Böylelikle bize yarayan yiyeceklerden yiyerek faydalanırız. Bazı yiyecekler alınır ve yenir. Meyveler gibi. Ancak bazı yiyecekler birçok işlemden ve aşamadan geçtikten sonra tüketilir. Sebzeler gibi. Elmayı alıp hemen yersiniz. Ancak pırasayı soyar, doğrar, yağlar, pişirir, başka gıdalarla karıştırır, dinlendirir ve sonunda yersiniz. Mukaddes bilgiler de böyledir. Kimi bilgiler okunduğunda anlaşılan manayı kast etmiştir. Kimileri de başka bilgilere, zamana, zemine ve toplumsal koşullara göre yorumlanır. Bu tür sebze gibi hadisi şerifleri, ayet-i kerimeleri, sahabi hayatlarını mealiyle direkt alıp hüküm çıkartmak pırasayı çiğ yemek gibi olur. O da olmaz. Örneğin; Peygamber efendimiz ile Hz Aişe validemiz koşu yarışı yaparlarmış. Siz bu bilgiyi alıp öncesine sonrasına bakmadan kes kopyala yapıştır mantığıyla yorum yapıp diyebilir misiniz ki kadınlar da maraton yarışlarına katılabilirler. Çünki delilimiz var. Hz Aişe Validemiz koşu yarışı yaparmış hem de Peygamberimizle... Diyemezsiniz. HİCAB suresi inince Hz Aişe Validemiz bir daha evinde dışarı çıkmamıştır.(Zaruret durumlar hariç).Bu nedenle Hz Hatice validemiz çalışmıştı deyip kadınların çalışmasına cevaz çıkrtmayın lütfen.

O yüzden bizler Kur'an veya Hadis meali okumaktan çok Tefsir okumalıyız. Tefsir de zaman, zemin, eşhas ve içtimai şartlar hesaba katılarak işlenmiş bilgiler sunulmuştur. Selam ve Dua ile...

Re: Çalışan Kadınlar Neler Yaparlar?

Ben kadının çalışmamasından yanayım,yazının sahibi yazarda öyle düşünüyor.ama elim mahkum,(malum elde yok,avuçta yok durumu)en iyisi bir an önce,erkeklerin olmadığı helal bir iş sahasında iş bulup,bi süre birikim yapmak....eşimizde helal yoldan para kazanan biriyse,herşey nasip olur diye düşünüyorum.tamam,paraya sadece evlenirken değil,heryerde ihtiyaç var.ama,önemli olan haram yollara bulaşmadan ve en mühimi,ahlakı mahvetmeden,yok olmadan koruyarak para kazanmak....bu da şu anki Türkiye şartlarında çok zor gibi görünüyor......,Allah'tan hayırlısı bakalım!

Her kadın aynı durumda olmaz

kimi kadın,çalışmak mecburiyetindedir,kimisinin bi eli yağda bi eli baldadır,bu anlatılanları BÜTÜN kadınlar için şart koşamazsınız

kimi erkek ille de çalışan kadın istiyorum der,kimisi de sizin gibi,kesinlikle çalışmamalı der.burada kararın kadına düştüğünü düşünüyorum,eğer kadın,çalışmasını isteyen bir çevredeyse çalışmalı,yok eğer kocası muhafazakar ve çalışmasını istemeyen biriyse çalışmamalı.yani kadın nerede ne yapacağını bilmeli:)
kimse,kimse için örnek olmamalı...

siz her koşulda kadın çalışmamalı diyorsunuz amenna,eyvallah..ama her erkek böyle düşünmüyorki!

benim anlamadığım şöyle bi nokta var,hem diyorsunuz ki kadın kariyer peşinde koşmasın,hem de,her bakımdan kocasına bağımlı,aciz bir kadın imajı veren kadını hiçbir erkek değerli görmez diyorsunuz.yani,bi yandan kadın güçlenmesin istiyorsunuz,bir yandan da güçsüz olana değer vermiyorsunuz,çelişkilerinize artık yetişemiyorum..........

@yusuf as'ye

Meslenin makamını tutturursanız çelişki değil ince mizanlar görebilirsiniz. Çelişki dediğiniz durumları örneklerseniz sizin için ayrıntılı açaıklama yapabilirim.

Re: Çalışan Kadınlar Neler Yaparlar?

kusura bakmayın ama ne kadar aptalca bi yazı!

Kadınlar çalışmasınlar yani öyle mi?siz,babadan zengin bir erkeksiniz ya da iş adamı falansınız heralde.kadınlar çalışıp,meslek sahibi olmayacaksa yıllarca niye okullarda eğitim görüyor o zaman?babasının kesesini sömürüyor?üniversite önlerinde,başörtümüzle girmek istiyoruz diye niye ağlaşıyorlar?sizin zihniyetinize göre gidecek olursak,o zaman sadece kamu kurumlarını değil,üniversite sıralarını da boşyere işgal etmesinler,yüksek puanlı bölümlere onlar giriyor,erkekler onlar yüzünden açıkta kalıyor o zaman!
İlk okuyuşumda mantıklı gelmişti ama,sonra sonra anladım,anlatmak,yapmak istediğiniz şeyi......kadınlar özgürleşmesin istiyorsunuz...bal gibi de bunu istiyorsunuz işte....sizden nereden biliyorsunuz ki,"zaten çevre sıkıştırıyor diye yapmış oldukları bir iki çocuk vardır"diyorsunuz?çevre sıkıştırıyor diye çocuk yaptıklarını nerden anladınız???
Karım daima bakımlı,güzel,çekici görünsün istersiniz ama,karınıza süslenmesi için,kuaför için para vermeye geldimi burun kıvırırsınız.......güzellik sanki masrafsız bişeymiş gibi.....madem karınızı her zaman ilgi çekici görmek istiyorsunuz,o zaman ona göre de parasını verirsiniz!giderim kendime,kıyafetimi,topuklu ayakkabımı,kozmetiğimi vs.vs.vs.vs. Alırım.kadını eve tıkarsınız ondan sonra da chat bağımlısı olmuş,psikolojisi bozulmuş,bilgisayarın başından kalkmıyor,ilgiyi,sevgiyi,sanal alemde arıyor bide kendine dikkat etmiyor,güzel değil,bakımsız,spor yapmıyor,kültürsüz evden dışarı çıkmıyor diye şikayet edersiniz.....zavallılar evden dışarı çıkmıyorlar ki kendilerine çevre edinsinler!sizin o işyerinizdeki ağzınızı sulandıran karılar gibi sizi tahrik edemezler tabii,evde oturmakla......
Sabahtan akşama kadar ev işleriyle uğraşan bir kadın,darmadağın olur...saçı başı,hatta suratı dağılır,o gördüğünüz mankenlerin,kuaförlerde kaç milyon saat harcamayıp mı o hale geldiklerini sanıyorsunuz?onlar ömürlerini,güzellik salonlarında harcayıp o vücut hatlarına,cilde sahip oluyorlar,sizin karınız gibi,sabahtan akşama kadar temizlik,yemekle ve çoluk çocukla uğraşmıyorlar yaaaaniii.....bende bir bayanım ve mezun olur olmaz çalışmayı düşünüyorum....niye kocamın mırın kırın etmesini çekeyim ki?sizin bir bayan ayakkabısının,paltosunun ne kadar olduğundan,bayan kıyafetlerinin ne kadar masraflı olduğundan haberiniz yok heralde?haberiniz vardır da işinize gelmiyordur....kendime iş bulurum,maaşımla da istediğim marka kıyafeti alır giyerim,yüz boyamı da alırım...ne de olsa kocama güzel görünmeliyim dimi..?
Kocam bana,vermesi zorunlu bir para için bile,homur homur ötüyorsa,bide makyaj malzemem için para istediğimi düşünün?yok bide onun için yormıyım onu yazık!
Biz kadınız ne de olsa,süslenmek,güzel giyinmek fıtratımızda var...napalım yaaaani?bir eve iki maaş,başka bir eve hiç maaş girmemiş oluyormuş....başka bir eve de maaş girsin diye biz mevcut işimizden istifamı edelim?çalışmayıp evde oturan kadını kimse sevmez bu devirde haksız mıyım?bulunduğunuz iş yerinde kadınların hal ve hareketleri sizi o kadar rahatsız ediyorsa,sadece erkeklerin bulunduğu meslekleri seçin o zaman siz de....bütün bu yazanlar,sadece,ileride başa kakılmayı bekleyen maddeler........

anlamsız kızımıza

Eleştirdiğiniz noktalara kısaca cevaplar:
-Hayır zengin bir iş adamı değilim.
- Yazı ütopik görünebilir. Sadece Şeytan vesvese vermesin diye bütün delikleri kapatmaya çalışmıştım. Muhtemel bütün bahaneleri dile getirdim. Şimdi çalışmak istemeyen bahane üretemeyecek. Hitabımız onlara. Ancak anlatılanlar bütün çalışanlara.
-Kadınlar meslek sahibi olmayacaklar ve okumayacaklar da. Tam görüşüm bu. Çünki ihtilat var.Fıtrata aykırı olarak karma ortamlar insanı zor durumlarda bırakıyor. Asıl mesele erkekle kadının aynı ortamda bulunmaması. Çalışmaması değil. Ah bir anlasanız.
-Kadınlar özgürleşmesinler mi? Ben böyle bir şey demedim. Söyleyin bakalım binlerce erkeğin göz hapsinde olan bir kadın nasıl özgür oluyormuş?
-Evet, kadınlar daima bakımlı, güzel ve süslü olsun isteriz. Ama eşleri için evde onlar yalnızken yapsınlar bunu. Mesela hafta sonunda ve çocuklar yokken. Yoksa işe çıkarken süslenip elin erkelerine güzel görünüp sonra akşam pijamalarını giydi mi bu işte terslik arayacaksınız.
-Güzellik biraz masraflı, haklısınız. Ancak güzel olmak için her ay her ay kuaföre 200 TL vermek, 28 çift ayakkabı, 12 adet çanta, bilmem kaç etek, blüz vs vs. Biraz israf olmuyor mu? Güzel olmak da kadının hasletidir iktisatlı olmak da… Dengeyi kurarak her iki eş de mutlu olmalıdır.
-Kadını eve tıkıp kültürsüz kılmıyoruz. Kültürünü geliştirmek için evde de kitap dergi okuyabilir. Seçici olmak kaydıyla... Tesettürüne dikkat ederek konu komşuya akrabaya misafirliğe gidebilir. Meşru dairede zevku sefa onların da hakkı. Bunu kabul ediyoruz.
-Sabahtan akşama ev işleriyle uğraştığını iddia ettiğiniz kadınların bir de dışarıda çalışmasına gönlünüz nasıl razı oluyor peki? Biraz çelişkili mi oldu acaba? Hem kadınlar çalışsın istiyorsunuz hem de evde sabahtan akşama kadar ev işlerini yaptığını söyleyip onların müşkül bir durumda olduklarını vurguluyorsunuz. Hangisi kadını daha çok yorar ev işleri mi erkek işleri mi?
-Gördüğümüz mankenler dediğiniz aşuftelere bakmıyoruz çok şükür. Siz bizim derdimizi anlayamadınız küçük hanım! Dindarlıktan ve hakikatten gelen söylemlerdi bunlar. Kadın düşmanlığı yapmıyoruz.
-Siz de bir bayan olarak mezun olur olmaz çalışma hayatına katılabilirsiniz. Siz bilirsiniz. Yazımda belirttiğim sorunları yaşadığınızda beni hatırlayın e mi? Zarara rızasıyla girene merhamet edilmez ve layık değildir.
-Kocanızın mırın kırınını çekmeyin Siz. Bu mantıkla nasıl evlilik yapıyorsunuz? Hayret. Kocanız hitabına layık gördüğünüz bir adama şimdiden düşmanlık ediyorsunuz . Ön yargılısınız. Erkelere muhtaç olmamayı isteyip bir erkekle hayatınızı birleştiriyorsunuz. Allah yardımcınız olsun. Kocanızın da.. Koca bulabilirseniz(!)
-Kadın kıyafetlerinin ne fiyatta olduğunu bilmiyorum. Ancak sizler kapitalistlerin çok iyi avları olduğunuz için israfınızla onları zengin kocalarınızı fakir etmeye devam buyurun. Ha gayret sefalete az kaldı.
Genel olarak şunu söylemek isterim. Ben bu yazıyı yazarken ikilem yaşayan genç kızlarımıza desteğimi göstermek de istemiştim. Çalışmak istemeyen ancak kocasının tahakkümünden korktuğu, gafil ebeveynleri zorladığı için çalışmak zorunda kalan kardeşlerime sizi anlayan bir erkek var mesajını vermek istedim. Bazılarına sesimiz ulaştı. Takdir ettiler. Allah razı olsun. Zaten her malın belirli müşterileri oluyor. Yazım herkese hitap etmeyebilir. Takva seviyesi, ilim, mizaç vs etkenlerle kapsanmış bir daireye hitap ettim. Başka soru(n)?

Re: Çalışan Kadınlar Neler Yaparlar?

kadının çalışmasından yana değilim.ama bu yazıda daha çok cinsellik üzerinde durulmuş sanki.erkekler bizim doğru düzgün bir erkek tarafından sevilme ihtiyacımızı kullanıyor.bizde sizin kadınlara olan zaafınızı kullanırız.hiç sorun değil.kusura bakmayın bunu hakediyorsunuz siz.hanımlar size kendini anlatmak için yırtınıyor.ama nedense sadece işinize gelen kadınlara aşık olursunuz,evlenseniz bile!bu inatlaşmayı bırakın,çok safça diyebilirsiniz.ben artık erkeklere acımıyorum.kadınları kullanıyorsunuz siz.madem kadınlar iş hayatında fıtratına uygun olan şeyleri yapmamış oluyor,o zaman onu niye sevip,sahiplenip evde oturtmuyorsunuz?sizin her türlü gücünüz var.kadınlar sadece,kadınlık cazibesini güç olarak kullanabilir,ellerinde fazla bir güç unsuru yoktur yani.erkeklerle eşit olma gibi bir gayeside yoktur kadının.çünkü farklı yaratıldığını bilir.erkekler yaratılışta akıl ve zeka olarakta kadınlardan üstün yaratılmıştır."bizim bıçaklı bacağımız yokki"demişsiniz yazıda.herşeye gücünüz yetiyor ama bir çıplak bacak karşısında eriyorsunuz.bu da tabii ne kadar güçlü olduğunuzu gösteriyor(!)'kadınlar erkekleri giyimiyle tahrik etmekten sinsice zevk alıyor'diyorsunuz.evet alır.ona sadece bir mal gibi bakarsanız,mal yerine korsanız,o da bunu yapar.kimse kimseye masal anlatmasın,kadınların açık giyinip erkekleri tahrik ettiğinden dert yanıyorsunuz.peki sormak istiyorum:'o açık saçık giyinen bacıların,babası,abisi,erkek kardeşi,dayısı,amcası erkek değil mi?'onların açık giyinmesine müsaade edenlerde erkek yani.ben şu an tesettürlüyüm.ama eskiden açıktım.babam hep kızardı bana.ama ben bi şekilde açık giyinirdim.babamda bi şekilde dışarıda beni açık yakalardı.eve geldiğimizde giydiğim mini eteği kesip,yırtardı.'şimdi giyde göreyim'derdi.yani kadınların giyiminden erkekler sorumlu.kardeşim,erkekler olarak etrafınızda sefih bir görüntüyle karşılaşmak istemiyorsanız,kapatın ananızı,kız kardeşinizi.bütün erkekler böyle yapsa,acaba öyle giyinen kadın kalır mı çevrede?ama kadının içinden gelmesi lazım diyecek bazıları.hanfendinin içinden gelmesini bekleyecek olursaaaak....yazımın başında,'biz de kadınlar olarak sizin kadın zaafınızı kulllanırız o zaman'dedim.evet,çünkü sizden nefret ediyorum!nefret etmemin sebebi de bizzat sizsiniz.çünkü hiçbir şey bilmiyorsunuz ama herşeyi biliyormuş edasındasınız.bilsenizde bunu doğru yansıtmayı beceremiyorsunuz.yok kadınlar etraftayken dikkatiniz dağılıyormuş,yok şehvetiniz galeyana geliyormuş,yok şöyle oluyormuş.geçin bunları ya.bu ülkede kadınların sayısı erkeklerden fazla,ve bu memleketin o kadar kadına bakacak kadar,besleyecek kadar bütçesi yok.hem şimdi hiçbir erkek çalışmayan bir hanım istemiyor.çalışmayan bir kadını kimse istemiyor.anası babası bile.günaha girelim o zaman demiyorum tabii kide.ama siz önce erkekler olarak kendi zihniyetinizi değiştirin.oldu mu beyler?yaratılışınızın arkasına sığınıp,yok etkileniyorum,yok kalbim meylediyor,yok öyle kadınlara aşık oluyorum.biz kapalı olsakta siz yine aynı şeyi yapmayacakmısınız?ha bu düzene ortak olalım,bizde destekleyelim demiyorum.ama ben bükemediğim bileği öperim.siz, kadınların çalışması şöyle günah,şöyle haram diyeceğinize,kendinize ve diğer erkek arkadaşlarınıza evleneceğiniz hanımı çalıştırmamasını öğretin ki.kadıncağızda otursun evinde.bütün erkekler böyle yapsa.acaba iş hayatında kadın kalır mıydı?kadınlar tamamen suçsuz demiyorum.onlarında hataları var ama siz onlardan daha fazla suçlusunuz ve mesulsünüz.iş dönüp dolaşıp size dayanıyor.kadınlar Allah'ın size bir emaneti değil mi?emanete güzel bakılsa bunlar olur mu sizce?bana bu yargıya varma hakkını kim mi verdi?Allahü teala demiyor mu?:"erkekleri,kadınlara üstün yarattım.onları,kadınları idare etsinler,yönetsinler diye yarattım"buyurmuyor mu?siz sadece kadınların uyanmasından rahatsızlık duyuyorsunuz. Sema maraşlı denen feminist dönmesi kadının kitabında okumuştum:"bayanların kocalarını eve bağlayabilmek için,giyimine kuşamına,makyajına dikkat etmesi gerekiyormuş,yoksa kocası iş hayatındaki kadınlara meyledebilirmiş"kardeşim,adamın Allah'tan korkusu yoksa,harama bakmaktan çekinmiyorsa,senden daha çirkin olana da bakar!çünkü,insanın nefsi hep haram olanı ister ve haramla beslenir.kısacası,bu önerinin sadece,bayanların kendilerini kandırması olduğunu düşünüyorum.

Haklısınız....

Söylediklerinize çoğunlukla katılıyorum. Evet, erkekler nefislerine ve çevrelerindeki bayanlara sahip çıksalardı onlar bu halde olmazdı. Çok doğru konuşuyorsunuz. Ben sizin söylediğiniz gibi; çevremdeki arkadaşlarıma(erkeklere) bir ev kızıyla evlenmelerinin ahlaki, ailevi ve ekonomik anlamda çok uygun olduğunu anlatıyor elden geldiğince öğretmeye çalışıyorum. Çoğu bana hak vererek ancak böyle anlattığım gibi ev kızlarını nerden bulacaklarını bilemediklerinden ümitsizliğe düşüyorlar. Allah yardımcımız olsun. Ancak yine tavsiye ediyorum. Hanımlar iktisadı elden bırakmasınlar. Erkekte güzel olan sehavet(cömertlik) ve cesaret kadında kötü haslettir.

Erkeklerden nefret etmeyin, lütfen. Onlara yardımcı olacak ciddi bir hayat tarzı onları da ıslah edecektir.

vird-i zeban kardeşime

aylardır böyle bir yazı arıyordum desem.çünkü bir bayan olarak çevremde bu tür şeyleri anlatabileceğim kimse yok.daha doğrusu anlayan yok.herkes tutturmuş,devlet memurluğu diye.annemle babama bişey demiyorum,çünkü yaradana kurban olduklarım,memuriyet görevinde nasıl bir ortam olduğunu bilmiyorlar.erkekler bu gidişattan hiç şikayetçi değiller,kadınlarsa,onlara ben bile küfür ediyorum.insan hiç mi kendini bilmez,tanımaz.onlar yüzünden nice aile muhabbeti sarsılıyor.inanın bu yazanları onlara söyleseniz,sizi linç ederler

peki bir kısım çalışan dindar erkekler neler yaparlar???

ne güzel anlatmışsınız çalışan kadınları. size tamamen katılıyorum bu tarz kadın çok var iş hayatında.ama dediğiniz gibi hem çalışıp hemde ahlakını ve namusunu koruyan ve taviz vermeyen kadınlarda var. ben şahit oldum. dedim ya güzel anlatmışsınız çalışan kadınları bende çalışan ve hemde dindar olan erkekleri anlatmak istiyorum.

çalışan ve dindar olan erkekler; 5 vakit namaz kılarlar. ağızlarından inşallah maşallahı hiç eksik etmezler. onun için etrafındaki kadınların hepsi kardeştir bacıdır! o asla bayan arkadaşlarına ters niyetle bakmaz! zaten harama asla meyletmez zinaya girmez! muhabbete sıra gelince hep geri planda kalırlar! kesinlikle bir bayanla laubali konuşmalara girmezler!çünkü onlar çok dindarlar! hele evli olanlar onlar ise bir melek sanki! kesinlikle eşini yedekte görmezler! yedekte görüpte başka dindar bayanlara meyletmezler! başkası yapsa namussuzluk olduğunu bilirler ve işlenilen hatayı ifşa ederler ama oda çok dindar olduklarından! sonra mescite namaz kılmaya giren bayanlara kesinlikle nazar etmezler! iç çekmezlerr! ama suç kadınların neden namaz kılıyorlar ki nasıl olsa erkeklerin nefsi aciz onlar savunmasız ,herşeyden etkilenir;kokudan, bakıştan, sesten.. neymiş erkeklerin fıtratı böyleymiş. kimse palavralar yazmasın erkek bakmazsa kadına nasıl etkilenecek. kadının fitne olduğunu bilen dindar erkek neden kadınlara meyleder? aynı zamanda namusunu korumaya çalışan kadınları aynı kefeye koyarak muamele etmeye çalışır?bunlar yaşanmış şeyler en az sizin anlattıklarınız kadar.. erkeğin vazifesi tabikide çalışmaktır. kadınında tek işi evi ve çocuklarıdır. zamanın gerketirdikleri arasında amazon kadın olmak ta var. dindar görünüpte eşini en afilli bayanla aldatan erkekler olduğu sürece ve iş yerlerinde bekar evli farketmeden namazını kılıpta harama nazar edebiliyorsa bir erkek daha çok feminist ruh doğacak..ayrıca kadın kadar erkekte zamanın fitnesi bence..
nasıl bi dünya oluşturduk ki çalışan dindar bayanlar, radikal kesim tarafından ahlaksız namussuz, çağdaş kesim tarafından da asosyal gerici olarak tanımlanıyor.
istediğiniz eleştiriyi yapın problem yok. ama tarzınız çok itici. amaç irşad tebliğse eğer bir müslüman kobra ile bile dansedebilmeli. ama görüyorumki siz burda kobra görevni üstlenmişsiniz...

Müslüman, kobranın eğiticisi olur

Zaten yazı dindar olmayan bayanları hedef almış. Dindar olanlar değişmemişse, dindar bayanlar bozulmamışsa sorun yok. Ama sanki yazı herkesi namussuz yapıyormuş gibi algılanmış. Günah, haram aynı haram günah ama kimin elinden nasıl çıktığı önemli. Erkek hep takım elbise giyer kravat takar ama kadın öyle mi? Erkek parfüm sürse ya da süslense yine kadın gibi dikkat çekmez. Kadının her hali farklı ama kadınların zorlarına gidiyor hemen tepki veriyorlar. Beşeri yoldan atma, fitne sayılma rolü kadına verilmiş işte erkeğe de onu yoldan çıkarma verilmiş. On kadının, dokuzu çalıştığı ortamda değişiyor ise, değerlerini yitiriyorsa o zaman sorun var demektir.
Kaç tane erkek var ki, kadınlar onlara göz koymuş. Fitnenin ortaya çıkması bakılan şeyin mahiyetine göredir. Bakılan şey çirkin, dikkat çekmeyen ise bakılmaz bakılsa bile es geçilir ya da beğenilmez. Erkek bakıyorsa ona celp eden çeken bir şeyler vardır ondan bakar. Baktığı kişi ise güdülendiği için o bakışın karşısında, belki beğeni oluşturacak argümanları harekete geçirir mimik, göz, giyim vs vs tabiî ki. Kadınları namuslu görmek isteyen kendiside namuslu olacak. Kendi namussuzluğunu görmezden gelip, başkasındaki namussuzluğu görmeyecek insaflı olacak. Erkeklerin bakmaları aldatmaları feminist ruhunun doğmasını gerektirmez ya da onların değişip bozulmalarını gerektirmez. Batıl bir yönde bozulmak yerine hak tarafına yönelmeli. Müslüman kobanın eğiticisi olur.Her türlü saldırıya temkinli hazırlıklı tedbirli olur.Her türlü olasılık ihtimal tahmin itiraz düşünülerek yazılmış.İtiraz hissesindeki ilk payda nefsin ne kadar yer tuttuğuna bakmalı. Bu yazıyı okuyan ister dindar olsun ister fısk içinde yaşayan olsun şefkatle, merhametle, insafla gören hak verir.

alim kula..

Hay Allah senden razı olsun muhterem kardeşim.. Sen muhtemelen erkeksindir. Beni anladığına göre. Yüreklendirdiğin için teşekkür ederim. Selamette kal...

Hüsnüzan'a..

Hiç de hüsnüzan etmemişsiniz. Ben yazıda kadınlar fıtratlarına ters olarak erkeklerin sahip olması gereken koşullarda bulunduklarında ortaya çıkan gayrı islami halleri tasvir ve tespit etmek istemiştim. Hanımlar kendi dairelerinden çıkıp erkeklerin alanlarına girdiklerinde ne kadar sefih ne kadar gülünç hadiselerin yaşandığına birkaç misal getirdim. Kötü olan davranıştır demeye çalıştım, şahsiyetleri tenkit etmedim. Hatta bu duruma düşenlere acıyorum, üzülüyorum.(nasıl olsa erkeklerin nefsi aciz onlar savunmasız ,herşeyden etkilenir;kokudan, bakıştan, sesten..) şeklinde bir ifade kullanmışsınız. Bunun zıddını mesaj vererek öyle olmadığını mı söylemeye çalışıyorsunuz? Elbette erkekler kendilerine nikah düşebilecek olan hanımların sesinden, kokusundan, bakışından etkilenirler. Bu tartışmasız bir mevzudur. Ve bu nedenle hanımlarımız dikkali olmalıdırlar. ((kadının fitne olduğunu bilen dindar erkek neden kadınlara meyleder?)) diyorsunuz.. Kadın bizzat fitne değildir. Dinimizin emir ve yasaklarından çıkınca fitneye sebep olur. Mesela tesettürsüz bir kadın fitneye sebep olur. Bir erkek kadının fitne olduğunu bildiği halde neden meyleder: Çünki bu fıtri bir durumdur. Erkek kadın fitne olsun olmasın, her iki taraftan da sınırlar aşıldığında bu söz konusu olur. Şöyle düşünün; aç bir insan vitrinde dönen kızartılmış tavukaları görünce nasıl içi gider, aynen onun gibi erkekler şehveten hep açtırlar. Kuvve-i şehevilyeleri sınırlandırlmamıştır. Ve asla doymazlar. Sabırlı olup Cennet'teki Huriler ile ancak yetinebilirler. Bu erkelerin imtihanıdır. Ama siz hanımlar bunu asla ve asla anlayamayacaksınız. Çünki sizde böyle bir durum yok. Nasıl biz erkeler sabahın sehrinde kalkıp bir tarfalarını boyayan ve sürekli bir tarflarına bir şeyler takan bayanları anlamıyorsak siz de öyle erkeklerdeki bu durumu anlamazsınız.
((ayrıca kadın kadar erkekte zamanın fitnesi bence..)) demişsiniz.. doğrudur. Kadınlar öyle aşufte gibi ortalıkta sürekli gezinince nefsine mağlup erkekler fine sahasına çekilmiş oluyorlar. Acaba siz islamın düsturlarına göre giyinip, evinizde oturduğunuzda ve davranışlarınız pek ciddi olduğunda böyle bir fitne yaşanır mıydı? Hiç sanmıyorum.. Erkekleri de yakan yine kadınlardır. Kadınlar avret bölgelerini açıkta tutarak hem günah kazanıyor hem de kazandırıyorlar. Ve fıtraten çok istedikleri ve çok mmuhtaç oldukları kocayı bulamayacaklardır. Bulsalar da başlarına bela bulacaklardır.
((dindar bayanlar, radikal kesim tarafından ahlaksız namussuz, çağdaş kesim tarafından da asosyal gerici olarak tanımlanıyor.)) diyorsunuz. Benim yazımı mı kastettiniz bilmiyorum ama ben yukarda dindar bayanları değil fitneci davranışlar sergileyen ve hem kendilerini hem de çevrelerini menfi anlamda etkileyen hanımlardan bahsetmiştim. Dindar bayanlar sadace yazının küçük bir parçasıydı. Benim fikrim, çalışan dinidar(dindar olamazlar)hanımlar çirkin vaziyetlere düşmüyorsa ya gafildir ya da mecburdur; çağdaş kesimin gerici olarak tanımlamasına ise bence bu tür bayanlar cahildir derim. İki kesim arasında kalma durumu ise kadınların dindar olup da gavur gibi yaşamalarının bir getirisidir diye düşünüyorum. Muhtemelen yaranıza basmış olacağım ki kin kusuyorsunuz. İçinde ukde olanların verdiği alışılmış tepkiler bunlar. Yazımın hikmetini idrak edebilseydiniz ve anlamak istediğiniz gibi okumasaydınız tarzımı itici değil ikna edici bulurdunuz. Bana kobra demeye nerden hak kazanıyorsunuz onu da anlamış değilim. Sizce ben burda ne yapmaya çalışıyorum. Hanımlar ortalık malı oluyor, ne tam erkek olabiliyor ne de kadınlığına dönebiliyor. Orta cinsiyette kalıp bazen erkek bazen kadın olup tutarsız ve karmaşık bir yaşam sürerek hem kendine zulmediyor hem de ailesine ve çevresine.. Ben hanımlara üzülüyorum da yazımda belirttiğim durumlara düşmesinler diye belki bu yazıyı okuyup kuvvet bulur belki de kendi de istemiyordur ama herkes kadın çalışmalı kadın okumalı koca ezdirme kendini bak hayat çok zor vs dünyaya teşvileriyle hnımların dünya ve ahret hayatlarını mahvediyorlar. Kadınlar istemedikleri halde böyle bir hayatı yaşamaya zorlanıryorlar. Ben de hep fıtratlarına uygun olanı tavsiye eden teşvik eden yazılar, yorumlar yazıyorum. Ve siz hanımlar bu kardeşinize kin kusuyorsunuz. Zaten Allah razı olsun, halimizi çok güzel anlatmışsınız. KArdeşim ben işi bırkıp evime yuvama dönüyorum deseniz şaşardım. Ama sizin takdiriniz için yapmıyorum bunları. Allah rızası için doğru olan bu olduğu için böyle yazılar yazıyorum. Siz anlamsanız da olur muhterem hemşirem.. Cenab-ı Hakk, sizlere akıl ihsan etmemiş. İnşallah erkelere tabi olmayı ve iataat etmeyi nasip eder de kurtulursunuz bu fitne hayattan. Vesselam...

Maaşallah

Allah razı olsun....ben böyle düşünen bi erkek bulsam ayağına kapanırım

tamam anladik virdi zeban gardasta

ya ben bunun zittini yaziyorum calismayinca evde oturup butun gun kuruyorum... psikolojimi maf ediyorum... millete saldiriyorum tartisiyorum ...bide bu acidan bak

Gülgillere

Gülgiler hanım, insan bir kere alıştı mı bırakması zordur. Kendinizi bildiniz bileli dışarılarda yaşamaya ve olmaya alışmışsanız, elbette evde sıkılırsınız. Yavaş yavaş evde oturmayı öğrenmeniz gerekiyor. Ben bekar olarak evde çamaşır, bulaşık, ütü, yemek ve temizlik vs. bu kadar iş varken dışarılara çıkamıyorken bu ileri yaparak dışarda nasıl zaman geçirebiliyorsunuz hayret! Ben erkek olduğum halde iş dışında dışarıya çok çıkamıyorum. Demek ki şeytan çıkmasını istediği taifeyi bir şekilde çıkartabiliyor. Allah muhafaza...

Vird-i Zeban'a

Şimdi sizden dürüst olmanızı isteyeceğim,evlenseniz ve karınız sabahtan akşama kadar(hafta içi)evde otursa,gerekmedikçe dışarı çıkmasa onu öyle kabul edecek misiniz?yani,çalışmayan bir kadını kabul edecek misiniz?herşeyin bir bedeli vardır diye düşünüyorum...yani,iyi güzel hanımların,saydığınız,ortaya koyduğunuz sebeplerden dolayı çalışmamasını savunuyorsunuz.ama bence siz,evlenseniz,baştan aşağıya bir sürü meziyet ararsınız evleneceğiniz kadında,ve evlendiğiniz zaman,eşiniz evişinde en ufak bir aksaklık yaptığında onu azarlarsınız,yani mükemmel bir hanım olmalı sizin eşiniz

kadınlar öalışmamalı diyorsunuz da,ondan sonra,ev hanımlığını küçümseyip,kadının başına kakarsınız,hazır yiyiyosun diye.yalan mı?ev hanımlığı dünyanın en kolay mesleği diye dalga geçersiniz,küçümsersiniz

yusuf as'ye

Evet, ben eşimin ev içinde kalmasını ve aile ortamında bulunmasını şiddetle istiyorum. Çok şükür midem var. Rezaletlere alıştıramadılar beni. Ama siz bana karşı su-i zanda bulunuyorsunuz. Ben asla ev hanımlığını küçümsemiyorum, küçümsemem de.. Hanımlara ''hazırcı'' demek hem haksızlık hem de terbiyesizliktir. Çünki biliyorum ki ev hanımları; evin temizliği, yemek yapımı ve servisi, çamaşırların yıkanması ve ütülenmesi, çocukların bakımı ve eğitimi, misafirlerin ağırlanması, eşinin mutluluğu vs.. zor konularda çok ama çok değerli bir çalışma ve emek sarf etmektedirler. Ve bunun karşılığında maddi mizanlarla ölçülecek bir beklenti içine girmemektedirler. Kadın Hakları üzerine düzenlenen bir seminere katılmıştım. Orda fikrime muvafık bir bilgi paylaşılmıştı. Ev hanımları demin saydığım eviçi işlerde ücretsiz çalışarak milletin çocuklarını yetiştirmektedir. Mesela; neslin bakımıyla toplumun devam edebilmesi için Devletimiz bu konularda işçiler tutarak ücret karşılığında bir çocuğun aile ortamında yetişmesini sağlamaya çalışsaydı, (hatırlayamadım ama meblağ büyüktü)bilmem aylık kaç bin TL masrafa girermiş. Ancak hanımlar (bedavaya) bu görevi sabırla, şefkatle ve sebatla üstlenmektedir. Şimdi siz diyebilir misiniz ki ev hanımları çalışmıyor. Eğer kadın ev işlerini yapmasaydı bu miktarı kaç baba ailesi için ödeyebilirdi? Aylık kaç bin TL kara geçirmek çalışmak değil midir? Evet, çalışmak bazen dışardaki bir icraatla eve para getirmektir. Bazen de ev içinde bulunup ev işleri yapıp dışarıya para çıkartmamaktır. Çocukların bakımı kreşlerce, evin temizliği hizmetçiyle, yemekler lokantalardan vs olsaydı ne kadar masraf olurdu di mi? Eşlerimiz(Ev hanımları) bizim hizmetçimiz, aşçımız, çocuk bakıcımız, garsonumuz, temizlikçimiz, mutluluğumuz, sevdamız, gizli kahramanlarımızdır... Allah onlardan ebeden razı olsun. Erkelerin ise böyle ulvi hizmetler için (karşılık gelmesede) bir takdir, bir teşekkür, bir de iltifat nevinden mukabele etmesi isabet olacaktır.

Ev hanımlığı bir erkeğin kahrını çekmek ve çocuklarını yetiştirmek konusunda dünyanın en zor mesleğidir...

Evinde iffetiyle, rahatıyla, ahlakıyla oturmak her kıza nasip olmuyor.

Selam ve dua ile...

CVP:Vird-i Zeban'a

Sadece evde otursa kimse kabul etmek istemez. Eşi sabah işe giderken mışıl mışıl uyuyan.. Akşam eve geldiğinde sadece oturmuş ama ortada ne yemek ne içecek birşey yoksa.. Ve üstelik romantizm adına eşinden mutfakta birşeyler beklerse.. ve ağzından bir değil bin defa uyarı cıksa bildiğini okusa kim ister?

Ne yazık ki bir çok evlilik bir dönem sonra yukarıdaki tablonun benzer versiyonlarına dönüyor.

@tablo kardeşime

Değerli kardeşim; yazıda hanımların düştüğü olumsuz durumlara eleştirel yaklaşarak onların asıl vazifelerinin letafetleriyle, şefkatleriyle ve maharetleriyle aile saadetine hizmet etmeleri olduğunu ortaya çıkarmaya çalışmıştım. Evde olup uyuşuk olan, TV dizilerinden zihni çöplüğe dönen, eşini ve çocuklarını ihmal eden eşler de tarafımca reddedilmektedir. Biz evinde otursun çalışmasın derken dedikodu yapsın, chat yapsın veya dışarda gezmeklerde olsun demek istemiyoruz. Bu yazıyı yazan bendeniz heralde bu tür bir duruma da taraftar olmasam gerek. Vesselam...

Yorum izleme seçenekleri

Yorumların gösteriminde tercih ettiğiniz şekli seçerek değişiklikleri etkinleştirmek için "Ayarları kaydet"i tıklayınız.

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <b>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

Son yorumlar

. . . . . . . . . . . . . . Iste Zehirli Ok'lar . . . . . . . . . . . . .
Alkol · Flört · Porno · Seks · Zina · Göz Zinası · Şehvet · Aşk · Chat · Dans · İftira · Nefis · Medya · Televizyon · Şeytan · Büyü ve Sihir · Cincilik · Fal · Kehanet · AIDS

. . . . . . . . . . . . . . Panzehirler . . . . . . . . . . . . .
Amel · Dua · Namaz · Oruç · Zekat · Evlilik · Eğitim · Hayat · Aile · Gençlik · Kadin · Tesettür · Sevgi · Maneviyat · Ahlak · Bela ve Musibet · Edep · Haya · iffet · Sabır · Tevbe · Şefeaat· Nasihat · RIZIK · Sağlık

Perde arkası · Güvenlik · Haber · Hikaye · Kitap Tavsiyesi · Soru-Cevap · Şiir · Asrı Saadet · Osmanlı

Anket

Chat, forum ya da messenger den tanıştıkların ile sohbetin boyutu ne kadar?: