Zina, evlilik dışı girilen cinsel ilişkidir!
Bu, indirerek yasa olarak yayimladigimiz bir sure olup ögüt alasiniz diye içine apaçik ayetler yerlestirdik. (24/1)
Zina kisa ve öz tabiriyle; "evlilik disi girilen cinsel iliskidir". Kuran´a göre bunun bir baslangici veya siniri yoktur. Yani her kim, hangi inanisa sahip olursa olsun, evlilik sözlesmesi yapilmadan kurulan iliskilere zina denir.
Çagimizin bazi aydin görüslü-görünüslü gençleri(!), zina hükmüne girmemesi için degisik yöntemler kesfetmeye koyulmuslardir. Örnegin, gebeligi önleyici araçlar kullanarak(!). Kimileri de, "Parasiyla degil mi kardesim! Kim karisir?" felsefesiyle hareket etmekte, kendi çapinda Allah´in kurallarini degistirmeye çalismaktadir. Yusuf Peygamber´in ahlakindan habersiz olan bu toplumun, farkinda olmadan yol açtigi olumsuzluklari görmezlikten gelemezsiniz. Sadece ülkemiz genelinde, hemen hemen her ilde, bir çocuk yuvasi ve buralarda anasi-babasi belirsiz onlarca-binlerce çocuk bulunmaktadir. Sonuç; "tinerci-tecavüzcü-uyusturucu vb. kurbani gençlik".
Insanlik tarihi boyunca, onlarca kavim ve bunlari uyaran peygamberler geçmis olmasina ragmen, bazi peygamber-kavim iliskilerinin özellikle anilmasi, neyi gösterir sizce? Kuran´in bir ayetinde der ki; "Yoksa siz, sizden öncekilerin basina gelenler gibisi sizin de basiniza gelmeden cennete gireceginizi mi saniyorsunuz? ...2/214 " Diyebilir miyiz ki; "Yusuf ahlakina sahip olanlar ile olmayan Seytan ordulari birbirinden ayrilacak!" ve Allah, dünyada zinaya karismayan mümin kullarina su müjdeyi veriyor; "Dizilmis koltuklara yaslanmislardir ve onlari güzel eslerle eslendirmisizdir. 52/20" ve "Oralarda, daha önce ne bir insan ne de bir cin tarafindan dokunulmamis, bakislarini dikmis esler vardir.55/56"
Allah, bir seyin yapilmasini uygun görmüyorsa, bunun mutlaka geçerli bir sebebi vardir. Zinanin da öyle. Ölümcül hastaliklar(aids,frengi vb.)-siddetli geçimsizlikler vs. zinanin baslica sebep oldugu yikimlardir. Geçmis yillarinizda bir sekilde zinaya karismis olsaniz dahi, bunun sonucu, siz evlendikten sonra da çikabiliyor (çocuklarinizdaki soyaçekim, gensel özellikleri vb.).
ZINAYI ÖNLEMEK
Akli kasiklarina inmis birine, "Allah, zinayi yasak-evliligi helal kilmistir" deseniz, "Yok ya! Hoca mi kesildin basimiza!" deyip üzerinize yürür mazallah. Tabiki yöntem bu degil! Allah kitabinda zina edenleri "halkin önüne çikarip yüz celde vurun!" der (bkz.24/2). Bu hükmü, çagdas cahiliyeciler, "Yobazlik-gericilik" olarak nitelendirilirler. Fakat her nedense, kendi aile baglarini koruyamazlar, evlatlarina sahip olamazlar. Adlari çikinca da "asacagim-kesecegim!" diye nara atmaya baslarlar. Sonuç "kan ve gözyasi".
Cahil ve zevke düskün insan, "ne yapsam da Allah´in hükümlerini yumusatsam" gibisinden birtakim telkinlere kaptirir kendini. Daha küçük yaslarda, kiz ise erkegi-erkek ise kizlari tavlama yöntemleri (!) kesfetmeye baslar. "Gençlikte çapkinlik mübahmis!". Bosuna yirtinmayin Seytan elçileri, sizin ve insanligin durumu ortada!
Oysa bir caydirma yöntemi olan yüz celde, zina edenlere uygulanmis olsa, olumsuzluklar yasanmaz ve herkes namus güvencesi altinda, mutlu bir hayat sürdürür.
ZINANIN CEZASI
Eger esinizi biriyle zina ederken yakalamis iseniz, Allah sizden dört sahid getirmenizi ister. Bunun bilimsel bazi açiklamalari da olabilir.Yada ortada bir iftiranin dönüp-dönmedigi diger insanlar tarafindan da anlasilsin babinda degerlendirilebilir (bkz.24/4). Her iki duruma göre, dört kat daha ince düsünmeli ve çabuk karar vermelisiniz!(bkz.24/6-9 ve 2/226). Eger çikmaza gireceginizi düsünüyorsaniz Kuran´in yöntemi; "güzellikle saliverin!" ama "affederseniz de, Allah affedicidir!". (bkz.2/229 ve 65/2)
Bundan ayri bir de yukarida da degindigimiz gibi, yüz celde ile caydirma yöntemi vardir ki, bu, bildigim kadariyla dünyanin hiçbir ülkesinde uygulanmiyor. Dünyanin asil sahibi Seytan, kendisine sadik ögrenciler yetistirmesini bilmis!. (bkz 24/21)
Yahudi uydurmasi olan "taslama usulü" ise, Kuran´da yer almayan bir uygulamadir. Hem, hiçbir sekilde, insanin öldürülmesini istemeyen Allah, bu hükmü vermis olamaz. Bu olsa olsa, kendisi zina ettigi halde, kendisi disinda kalanlarin bu ise bulasmamasini saglamak amaciyla(!), uydurdugu bir önlem(!) olabilir.
EVLILIK
Kuran der ki; "Bekarlarinizi, erdemli kadin ve erkek hizmetçilerinizi evlendiriniz; eger yoksul iseler, ALLAH onlari kendi lütfundan zengin edecektir. ALLAH Cömerttir, Bilendir.24/32" Eger zinaya karismaktan korkuluyorsa, ebeveynler, çocuklarini biran önce evlendirmelidir. Ayette geçtigi üzere eger yoksul iseler, biraz daha sabretmeleri gerekir ki sabir, müminin bir vasfidir.
Evlilik bir sözlesmedir. Bir bagdir. Ahlaki degerlere sahip çikmak ve bunu korumak için gereklidir. Allah bunu helal, zinayi haram kilmistir.
Öte yandan ebeveynler, daha evlenememis olan çocuklarina, ahlaki egitimi Kuran´daki sekli ile kendileri vermelidirler. Bu egitime özen göstermeleri gereklidir. Yoksa, alinlarina vurulacak namussuzluk damgasi söz konusu. Müminler, iftira atmaz. Bu büyük bir günahtir (bkz.24/23). Fakat bazi cahiller ki onlar, vaktiyle, Hz. Meryem´e dahi iftirada bulundular (bkz.19/27-30), kendileri su an kadinlari sex kölesi olarak kullanmaktadirlar. Bu kisiler evlenseler dahi bu, pek uzun sürmüyor. Çocuk ise, pesimist toplumlarin arasina giriveriyor.
Çocugunuza, açik filmler izlemesini siddetle yasaklarsaniz, ilk eline geçen harçlikla geneleve gider! Kontrolü elinize alin ve siniri asmamasini ögütleyin! Kendisine zinanin yasak oldugunu israrla anlatin, inanmiyorsa da zorlamayin! Allah, ona hakettigi bir yasayis tarzi sunacaktir.
Evlenebileceginiz kisiler hakkinda Kuran, açiklayici bilgiler verir. Mezhepçi ögretilere kurban gitmeyin! (bkz. 4/22-25 ve 24/23) Yabancilarla evlilik durumu ise; "Ey inananlar, inanan göçmen kadinlar size sigindiginda onlari sorgulayin. ALLAH onlarin inançlarini çok iyi bilir. Inançli olduklarini anlarsaniz, onlari kafirlere geri göndermeyin. Ne bunlar o inkarcilara helaldir, ne de onlar bunlara helaldir. Inkarcilarin harcadigi mehirlerini onlara geri verin. Mehirlerini ödediginiz taktirde bunlarla evlenmenizde bir sakinca yoktur. Inkarci kadinlari sorumlulugunuzda tutmayin. Onlara harcadiginiz mehirlerinizi isteyebilirsiniz, onlar da verdikleri mehirlerini isteyebilirler. Bu, ALLAH´in hükmüdür. O, aranizda yargida bulunur. ALLAH Bilendir, Bilgedir. 60/10"
SINIRI ASANLAR
Allah, kendi saltanati altindakilere hep iyiyi-güzeli ögretmektedir. Seytan ise bunun tam tersini telkin eder. Öyle ki insan artik kendi hemcinsleri ile zina etmeye baslar (geçmiste oldugu gibi). Hangi inanisa sahip olursaniz olun, kendi cinslerinizle iliskiye girmeniz affedilemez! Bütün ilahi kitaplarda bu mesaj vardir. Onlarin baslarina neler geldigi de bu kitaplarda kayitlidir. Ayrica bunlarin canli tanik-kanitlari da yeryüzünde-gözlerinizin önünde durmaktadir.
Benim bir teorim var: "Yoksa siz, sizden öncekilerin basina gelenler gibisi sizin de basiniza gelmeden cennete gireceginizi mi saniyorsunuz? ...2/214 " ayeti geregince, geçmiste bu tür ters-sapkin iliskilere girmis kavimlerin hortlayacagini-çogalacagini ve akabinde Allah´in bosuna yaratmadigi volkanik daglarin, hepsinin, ayni anda faliyete geçip "suçlu günahkarlarin basina ates yagdiracagini" tahmin ediyorum.(bkz.51/32-34) Ama bu tezime katilirsiniz yada katilmazsiniz, o, sizin bileceginiz bir is!.
ZINA HAKKINDA SÖYLENEN YANLISLARDAN
- Gebeligi önleyici etmenler (evlilik disi ise) zinaya sebep olmaz gibi bir sacma düsünce
- Keyfi üç-bes esle evlilik zina sayilmaz
- Gençlikte çapkinlik mübahtir demek!
- Zina edenler tasla öldürülmelidir
- Çocuklarin/gençlerin yaptigi zina sayilmaz
- Parasiyla kurulan cinsel iliski mübahtir diyecek kadar alcalmak!
- Çiplak vücuda sehvetle bakmak göz zinasi degildir gibi bir yanlis bilgi.
- El-ele tutusmak, öpmek vb. zina sayilir.
- Nisanli iken iliskiye girmek yasak degildir diye söylenen sözler yanlistir!
Inananlarin arasindan hayasizligin yayginlasmasini arzulayanlar, dünya ve ahirette aci verici bir cezayi hakketmislerdir. ALLAH bilir, siz bilmezsiniz. (24/19)
- Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun
- 200087 okuma
Son yorumlar
- s.a,
3 saat 11 dakika önce - bişey olmaz
19 saat 58 dakika önce - selamün aleykümm
1 gün 43 dakika önce - Zinadan sakınmak
1 gün 1 saat önce - bi dakika ya
1 gün 1 saat önce - YAPMAAA
1 gün 9 saat önce - selamünaleyküm
1 gün 9 saat önce - teşekkür
1 gün 19 saat önce - BİR TESELLİ VERİN..
2 gün 11 saat önce - http://www.zehirliok.com/evli
2 gün 21 saat önce
Alkol · Flört · Porno · Seks · Zina · Göz Zinası · Şehvet · Aşk · Chat · Dans · İftira · Nefis · Medya · Televizyon · Şeytan · Büyü ve Sihir · Cincilik · Fal · Kehanet · AIDS
. . . . . . . . . . . . . . Panzehirler . . . . . . . . . . . . .
Amel · Dua · Namaz · Oruç · Zekat · Evlilik · Eğitim · Hayat · Aile · Gençlik · Kadin · Tesettür · Sevgi · Maneviyat · Ahlak · Bela ve Musibet · Edep · Haya · iffet · Sabır · Tevbe · Şefeaat· Nasihat · RIZIK · Sağlık
Perde arkası · Güvenlik · Haber · Hikaye · Kitap Tavsiyesi · Soru-Cevap · Şiir · Asrı Saadet · Osmanlı



PEKİ EVLENMEDEN ÖNCE BİR
PEKİ EVLENMEDEN ÖNCE BİR AŞK VEYA İLİŞKİ MASIL OLMALI
ÖLÇÜLERİ NELER DİR
evlilik
evlilik niyeti ile tanışdığım bir bayanla yaklaşık 3 ay dır görüşüyoruz artık evliliğe karar vermek üzereyken bayan itirafta bulundu daha önceki bir erkek arkadaşıyla evliliği düşündükleri için biraz rahat davranmışlar zina yapmamış ama diğer haltları işlediğini söyledi ama bunu yaşının çok genç zamanlarında yaptığını cahillik o anki yanlış düşünceleri vs. çok pişman olduğunu ve utandığını söyledi.bu durumda benim yapmam gereken nedir öneriniz ne olur.illede o olsun şartım yok aşkımdan ölmüyorum.
slm
peygamberler evliyelar dışında kımse temiz degildir mesala2 insan çıkıyor birbirini seviyor ellen tutuşmak öpüsmek vs şeyler yaşıyorlar aslında yanış birşey ama insanlara haram şeyler tatlı geliyor bu yüzden islamette bugu çagında gelince evlendirin eger gerçekten seviyorsan eski maziyi unutucaksın ve hirzaman kızgın olgugun zaman bile yüzüne vurmayacaksın bence evlenebilirsin birde peygamber efendimiz zamanda kadının birtanesi hamile kalmış hz ömer taş aymış kaqdının kafası yarılmış hz peygamber dur ya ömer okadın öyle bir töbe ettiki bütün günahları temizledi dedi
alevilik
arkadaslar alevi deilim ama merak etme bilgis olan varsa lutfen yardımcı olsun.alevilikte oruc,namaz,gusul abdesti hakkında bilgi verirmisiniz bana bide ayrı bir sorum daha var tabiki tum muslumanlarda evililik disi iliski haramdır ama insanlar buna ne kadar dikkat ediyor bu konu alevilerde nasıl goruluyor bilgilendirirseniz sevinirim.iyi gunler.
teo84 KARDEŞİME | ÖNEMLİ
Sevgili kardeşlerim, bu ilk konu üzerinde çok fazla tartışmalar olmaktadır. Ben de bu konunun üzerine yoğunlaşmakta ve bilgimi paylaşmakta fayda görüyorum. Bakınız ne alevilik ne de İslam'ın içerisinde bulunduğu belirtilen bir mezhep Allah tarafından oluşturulmadığı gibi Allah'ın elçisi tarafından da oluşturulmamıştır. Alevilik müslümanlıktan bir mezheptir. Mezhep ise aynı sonuca ulaşmak uğrunda izlenen farklı yöntemlere verilen isimdir. Ancak atladığımız çok önemli bir nokta var. Müslüman olan kişinin görevi, Allah'ın ve O'nun elçisi Hz. Muhammed (s.a.v.)'in emirlerini uygulamaktır. Allah emrediyor, Hz. Muhammed (s.a.v.) bize aktarıyor ki İslam dini (mezhep farketmez, İslam dini) 5 ana temel üzeredir. Allah'ın varlığına ve birliğine ve Hz. Muhammed (s.a.v.)'in O'nun kulu ve elçisi olduğuna inanmak, 5 vakit namaz kılmak, Ramazan Ayı'nda orucunu tutmak, zekat vermek ve imkanları yetiyorsa Hacca gitmek. Bu şartlar İslam'ın değişmez şartlarıdır. Hiç şüphesiz Allah'ın emirleridir, bunları yapmamak açıkça günah işlemektir; lakin "Ben Müslümanım" deyip de bunların emir ve vazife / farz olduğunu inkar eden, yani açıkça Allah'ın emrini inkar eden kendini muaf sayan var ya.. Vaayy onun haline!.... Yani güzel kardeşlerim "Fakat ben filanca mezheptenim" demek kimseyi Allah'ın emrinden muaf kılmaz. Yine gusül abdesti de gerekli durumlar doğrultusunda tüm müslümanlara özgü olup, farzları da aynıdır, değişmez. Ve yine çokça sorulan bir soru da şudur ki "ne kadar süre cünub kalmak günaha sokmaz" Her mezhepten tüm müslümanların iman ettiği ve okuması emredilen Kur'an'ı Kerim'de der ki "sarhoşken ne söylediğinizi bilinceye kadar ve cünubken namaza yaklaşmayın". Bununla beraber 5 vakit namaz da yine mezhep farkı olmaksızın tüm müslümanlara emredildiğinden cünub kalınabilecek süre iki vakit namazı arasıdır diyebiliriz. (Vakit namazları arasında farklı niyetle namaz kılanlar hariç; misal teheccüd, vitir, nafile vs. onlar da tabi ki cünup ise namazdan önce boy abdesti almalıdır.) Saygı ve selamlarımla.
imam nikahı çözümmü?
merhaba;sitenize bugün katıldım ve çok beğendim.benim sorum şu biz erkek arkadaşımla ciddi bir beraberlik yaşıyoruz ailelerimizde birbirimizi tanıyor.biz bundan 5 ay önce beraber olduk olmayada devam ediyoruz,bunun yanlış birşey oluğunu biliyorum fakat gün geçtikçe rahatsız oluyorum bu durumdan her seferinde günaha girmek istemiyorum.nasıp olursa evlenicez ama ondan önce imam nikahı kıysak yine günaha girermiyiz.
aynen bende senin
aynen bende senin durumundayım sevdiğim askerde ve biz 4 yıldır birlikteyiz.asker iznine gelince imam nikahı düşünüyor? sonuçta ne olur? günahlarımız kalırmı?
imam nikahı çözümmü?
Değerli Arkadaşım :
Yapılan Eylemde Tensel Yakınlaşma Ve Birleşmeden Bahsediyorsanız
Bu Her Ne Olursa Olsun Zina Olarak Değerlendirilmektedir.
İmam Nikahıda Resmi Nikahıda Kıydırmanız Gerekmektedir
Ne Kadar Acele Ederseniz O Kadar Faydalıdır
Ahiretinizi Helak Etmektense Bir An Evvel Evlenmeli Ve Helal Olan
Yolları Denemelisiniz.
Yapılan Her Ne Kadar Yanlış İsede Din Açısından Umulurki Allah Çok Bağışlayıcıdır Çok Affedendir.
Ziyana Ve Helaka Uğrayanlardan Olmayınız...
pes dogrusu ben zina ediyorum diyebilmekte kolay olmus
bu cihani kocattiniz,kamburlastirdiniz; olmassi imkansiz denilecek kadar zor olan haramlari basit bir seymis gibi koca gunahi irtikap etmek soylemek ustelik nasil olsa evleneceyiz kendi kendine fetva curetkarliginiza hayret dogrusu. aci maalesef cok aci eger islam ile yonetilse idi bu memleketimiz siz ve sizin gibileri coktan surgun olurdunuz tabi 100 sopadan sag kurtulmus olsaydiniz . kardeslerim sunun farkinda olalimki efendiler efndisi sevgili peygamberimiz HZ MUHAMMEDUL MUSTAFA (sav) boyle gunahlar islendiginde, mahserde mubarek kucaginda kendimizi bulmamiz onun bubarek tebesumlerine muhatap olmamiz imkansiz denilecek kadar zor oldugunun bilincine varmamiz ve kabullenmemiz gerek. not zararin neresinde donersek kar, buda maalesef kolay bir cozum yolu amma af eden vaya af etmek istemeyen biz deyiliz bilmiyorum anlata bildimmi ??????????
EVLILIK
BENIM ARKADASIM EVLI BIR ERKEKLE BIRLIKTE KENDISI BEKAR BAYAN IMAM NIKAHI KIYDIRMAK ISTIYOLAR AMA FAZLA BILGILERI YOK BENIM DEYOK BILGIM ONDAN YARDIMCI OLAMIYORUM,BIRBIRLERINI SEVIYOLAR 6 YILDIRDA FLORT DURUMUNDA AMA İLİŞKILERI VAR YENI OGRENDIM BENDE BUNLAR GUNAH OLMASIN DIYE KIYDIRMAK ISTIYOLAR BILGILENDIRIRSENIZ SEVINIRIM
Bak arkadaşım çok
Bak arkadaşım çok mantıksız bi düşünce evlsin bi başka bayanla berabersin bi müslüman olarak haram olduğunuda biliyorsun.Ama bunlar çok normal bi şekil almışcasına sırf günah olmasın diye imam nikahı kıydırmak istiyorlar.YA ALLAH aşkına birazcık korksun o arkadaşın . sen nikahlı biriyle karısının rızası olmadan imam nikahı kıyacan sonrada ilişkiye devam edecen nasılsa imam nikahı kıdırdık diye bu dipe düz kendisni kandırmak olur. .o zaten evli biriyle ilişkiye girdiği için sürekli günah çukurunda.Çünkü yuvası olan bi insanın bi aile ferdinin yuvasını bozma yolunda bilrek yada bilmeyrek.YUVA YIKANIN YUVASI OLMAZ.Yapacağı iki şey var ya sevdği insanla konuşup karsını boşatıp kendi evlenecek yda ayrılacak namaza başlıycak. tövbe edecek bu yaptıklarınadan.EMİN OL O Bİ ANLIK ZEVKİNDE sevdği kulunda bi faydası yok ona çünkü her halukarda haramda şu an. sen arkadaşı olarak akıl ver ona . yazdığım yorumada cevap ver bana secede haklı değilmiyim.
Evli olan bir insan eşinden
Evli olan bir insan eşinden gizli imam nikahı yapamaz eşinin rızasını alması gerekir.
evinak oku
ilk önce arkadaşına söyle sevdigi erkeye söylesin o adam adam gibi adam ise gider eşine derki ben artık senin ile anlaşamıyorum ayrılmak istiyorum der ve inanıyorum ki o beyin eşide ne kadar bu olayda günahsız olsada onu istemeyen biriyle birlikte olacagını sanmıyorum eşinden ayrılsın ve sonra arkadaşın ile nikahını kıysın edme bulma dünyası burası bir gün arkadaşınada ederler görür o zaman sevmeyi birde bu dünyadan ayrıldıgında hesap günü var kul hakına girmek var arkadaşına şunuda sor kendi biriyle evli olsaydı ve bir başkası onun eşi ile birliktelik yaşasaydı kendini nası hisederdi bu arkadaşınız insanlarda artık haya ifet namus gurur onur kalmamış her gün artık tv öldürülen kadınlar kaybolan kadınlar ya bayanlar bu kadarmı basitleştiniz ya sizlerde nasıl annelik duygusu nasıl insanlık duygusu kaldı milletin evli barklı beylerine kadar dışarıda boylu poslu delikanlıları gözünüz görmüyormu yoksa kendininizemi güveniniz yok kadınlar gökteki yıldızlar kadar yüksektedir eyer yıldızlar elerde dolaşsaydı bu kadar parlak ve çekici olmazlardı sizde elerde dolaştıkca çekiçiliginizi insanlıgınızı en önemli olan ise kadınlık ve annelik gururunu onurunu yok ediyorsunuz lütfen böyle bir soruya cevap aramayın sacmalık hemde çok günahına kılıf aramak sizinki
Neler varmış neler
Neler duyuyorum neler ! şaşkınım ,dehşetteyim,şeytan insanların zayıf taraflarını görmeye görsün kancayı geçiriyo.Allah cümlemize yardım etsin
neler duydun canfedanur,
neler duydun canfedanur, bizlerle paylaşır mısın
konuya nasıl başlayacağımı bilmiyorum yorumlarınız için tşkler
öncelikle büyük konuşmayalım arkadaşlar bende büyük konuştum ben bunu yasamışsam herkez yasar diye düşünüyorum bi boşluktu benimkisi farkına varmadığım boşluktu herkezin basına gelebilir bunu öyle çok şitletle yargılamamalısınız bende sizingibiydim yargılardım böyle konuşurdum kızardım bak ne oldu kızdığım şeyları kendim yaptım hepimiz insanız ben yapmam demeyin bende diyordum çünkü ama öyle duruma geliyorsunuzki düşünemiyorsunuz bile eşimden boşanmayı düşünmüyorum sevdiğim dediğim kişiye gelince onunlada görüşmüyorum doğru olan buydu Allah kimseyi yoldan şaşırtmasın bu imtahanı gececeğim inş rabbim günahlarımı affetsin inş kimse benim düştüğüm duruma düşmesin inş amin ....:(
SLM
KASIN NETTEN BULUP TANISTIGIN BIRIDIR
cevap
s.a ben 21yasındayım.bende yapmam dedıgım seylerı yatım.ama bunun oncesınde hayat benı cok zor gunlerden gecırdı.kalı bırısıyı.yetersız olsada ıbadetımı yapıp kendımle kavga ıcındeyım hep.ama ınsan oglu yaptıgı hatadan gerıye donup af dılemelı.herseyı sınav oldugunu bılmelı.evlı oldugun ınsana asık degılsen bıle ono hayat arkasın olarak gorup sevgını saygını arttır.cunku helalın.
ZINAYI ÖNLEMEK Akli
ZINAYI ÖNLEMEK
Akli kasiklarina inmis birine, "Allah, zinayi yasak-evliligi helal kilmistir" deseniz, "Yok ya! Hoca mi kesildin basimiza!" deyip üzerinize yürür mazallah. Tabiki yöntem bu degil! Allah kitabinda zina edenleri "halkin önüne çikarip yüz celde vurun!" der (bkz.24/2). Bu hükmü, çagdas cahiliyeciler, "Yobazlik-gericilik" olarak nitelendirilirler. Fakat her nedense, kendi aile baglarini koruyamazlar, evlatlarina sahip olamazlar. Adlari çikinca da "asacagim-kesecegim!" diye nara atmaya baslarlar. Sonuç "kan ve gözyasi".
Cahil ve zevke düskün insan, "ne yapsam da Allah´in hükümlerini yumusatsam" gibisinden birtakim telkinlere kaptirir kendini. Daha küçük yaslarda, kiz ise erkegi-erkek ise kizlari tavlama yöntemleri (!) kesfetmeye baslar. "Gençlikte çapkinlik mübahmis!". Bosuna yirtinmayin Seytan elçileri, sizin ve insanligin durumu ortada!
Oysa bir caydirma yöntemi olan yüz celde, zina edenlere uygulanmis olsa, olumsuzluklar yasanmaz ve herkes namus güvencesi altinda, mutlu bir hayat sürdürür.
unutmak kardeşime
Bana öyle bir göz yaşları nasip edki yarabbi dünya menfuatı için deyilde dünyadaiken yapamadıgım ibadetlerim için olsun bana öyle bir göz yaşları nasip edki rabbim senin ve rasullunun aşkı ile ağlayan gözler nasip ed rabbim bana öyle bir ahlak nasip edki rabbim mahşerde yüzümü karatmasın bana öyle bir sabır nasip edki rabbim dünyadaki imtihanımı senin rızanı kazana bilme güçüyle süslesin bu dualarım bütün muhammed ümeti için Allahım herkeze en güzelini nasip edsin hem bu dünyada hemde ahirette unutmak kardeşim Allah sana doğru yolu göstermiş ne güzel çok dua ed inş çok tövbe ed rabbim büyüktür sana daha öncede bir yazı yolamıştım sebebini şöyle anlatayım o sevdigim dedigin kişi evli onun evdeki eşinin çektigi sıkıntıları hiç düşündünmü benim eşimde bana net ve tlf ihanette bulundu ben bunu yakaladım ve bir sene olmasına ragmen yuvamın halini benim ve çocuklarımın halini bir görsen anlatmak yetmez içimde kopan fırtınaları bir bilebilsem eşimle tlf görüşen bayanda evliydi ve artık bayanlardan o kadar miydem bulandı ki bir anne bunları nasıl yapa billir benim eşim yaptıgı halde benim yirmi yaşındaki oğlumun gözleri yaşla doldu ögrendigi an 9 yaşındaki kızımda fark edi ne kadar gizlesekte annen babam yapmaz böyle şeyler dedi durdu geceleri kalktı kızım anne düzenimiz bozuldu diye 15 yaşındaki kızım benim konumuma gecti hem ders hem evin işi hem okul ben ise deprosyona girmiştim nasıl olur böyle birşey diye oldu bizim bu çektiklerimizin hesabını kim verecek kardeşim belki o tlf bayan teselisini buldu ama ya biz bizdemi teseliyi bu yolla arasaydık Allah muhafaza hallada sabrediyorum eskiden yuvamı öyle seviyordum gülüçükler neşe mutluluk huzur vardı şimdi ise taziye evi gibi sesiz büyük kızım anne bu sesizlik içimi bunaltıyor diyor içimden gelmiyor gülmek muhabet edmek bir kaç gün kendimi toparladım diyelim yine aklıma geliyor içim irkiliyor eşimden uzaklaşıyorum çocuklarım anlıyor bu çektiklerimin hesabını kim ödeyecek kardeşim yuvamı karatan hayatımızı zindan olmasına sebeb olan kim daha anlatacak çok şey var eşime soruyorum bende aynısını yapsaydım ne yapardın kapı önüne koyardım pekala senin tlf konuştugun evli bir bayan dedigimde o o biçim kadın dedi net konuştugunda evli bir bayan dedigimde onlar farklı sen farklısın dedi kimi aldatıyor sence eşim ve o bayanlar benimi kendilerinimi ahlak ifet namus şeref sadece bayan içinmi gecerli ya beylerin ihtiyacı yokmu bu duygulara nasıl kendilerine saygılı ola biliyorlar sizler eglenirken bizler ızdırap çekiyoruz kardeşim bu çektigimiz ızdıraplar sizce mukafatsızmı kalıcak hayır kalmıycak rabim büyüktür insana müsebbeti verir rabim ya kulunu çok sever bakalım kulum beni ne kadar seviyor verdigim sıkıntıya benim rızam için katlana bileçekmi diye ikincisi günahlarına kefaret için müsübbet verir rabim üçünçüsü ise sevmedigi kullarına verirmiş sıkıntıları sadece bize sabredmek düşer dualarımız üçünçüsü olmamak için belki buda bir kurtuluştur rabim dert verir bekler sabır gösterirsek rabim için o da bizi sevmezmi başıma bu olay geldiginde hep düşündüm ne yaptım acaba büyük bir günahmı işledim büyükmü konuştum yoksa beduamı aldım sebebp ne diye ama dayanması çok zor oluyor bu gün mesella çok şeyler düşündüm ama ihanet eşimi aldatmak asla düşünmedim çünkü ölüm var birincisi hesap var ve kendime saygıllı olmam lazım bu dünyada düzgün huzurlu yaşamak için selam ve duayla
aminn inşallah cümleyle
aminn inşallah cümleyle beraber böylesi bir hataya düşmeyiz kardeşim..
ALLAH muhafaza buyrusun kardeşim asla büyük konuşmak değil
siz derdinize hal çaresi sormuşsunuz arkadaşlarda size cevap yazmışlar siz kendinizi haklı görüp hata veya günah işlediniz diye kimse size alkış tutamaz, aklın yolu birdir bu ne sizde nede bir başkasında değişmez zina zinadır deyilse deyildir siz nasıl eşinizin yaptığının hem ihanet hemde günah olarak adlandırıyorsanız sizinkiside aynen fark ne fark onun önce yapmasımı adam kendini ateşe atıyorsa seninde kendini ateşe atman mı gerekir..bu kadarmı iradelermiz zayıf bizim
ne biliyorsunki sana cevap yazan kardeşlerimizinde başına sizinki gibi böyle bir iş gelmesine rağmen iffetiyle namusuyla oturup çocuklarına anne, eşine hanımlık yapıp Rabbinede dua ve niyazda bulunmadığını..
siz kendi çerçevenizden bakıyorsunuz kendi yaptığınız hata ve ya günahın vehametini birilerine yıkıp hafifletmek istiyorsunuz ama iş böyle değil sizin yaptığınız düpe düz eşinizin nikahında iken böyle bir günaha tevessül etmeniz..
RABBİM sizide bzileride aff eylesin imanı kamilden ayırmasın vesselam veddua..
gizli nikah ile ilgili soruma kesın cevap bulamıyorum :(:(:(:(:(
arkdaslar unıv okuyorum ve 2 senedır duygusallık yasadıgım bı ınsan var. ama gunaha gırmek ıstemıyorum ve suphesız ALLAHIN azabından korkuyorum .bılgılenmek ıstedıgım konu aılelerın haberı olmadan kıyılan bı nıkah. bu gızlı nıkah ıle ılgılı yorumların tamamını okudum. ama sunu gordum nedense cevaplayanlar sankı cezayı kendılerı kesıyorlar gıbı oznel bı sekılde cevaplamıslar ve kımse kesın gunahtır yada ıyıdır kotudur gıbı yorumda bulunamıyorlar... bu soruyu soranların tatmn olacagı cevap gızlı nıkahın dınen hukmu nedır. ayrılıgın garantısı yokmus.. kız ortada kalırmıs.. olmaz mıs falan fıstan ne bılıyon bunu hadı evlendılerse.. ALLAHALLA. LUTFEN BANA SU CEVABI VERIN BILEN VARSA EGER... BEN NIKAHI KIYSAM FAKAT AILENIN BI MUDDET HABERI OLMADAN VE NIKAHIN EVLILIK SADAKAT VB YUKUMLULUKLERINI UZERIMIZE ALARAK SONRADA ALLAHIN IZNIYLE EVLENSEM.. DINEN GUNAHMIDIR LUTFEN CEVAPLARMISINIZ...SON OLARAK GUNAHA GIRMEK ISTEMIYORUM COK KORKUYORUM VE DINI NIKAHI KIYACAGIZ.. BUNUN AILEDEN BI MUDDETLİĞİNE IZINSIZ OLARAK YASANMASI KIYILMASININ HUKMU, CEZASI, GUNAHI, SEVABI NEDIR.. lutfen derdıme bı care lutfen lutfen lutfennnn
selamünaleyküm
kardeşim senin gibi bende eşimi üniverste yıllarımda sevdim.konuştuk aramızda anlaştık ve evlenmeye karar verdik.tabi bunun için ikimizinde önünde bitmesi gereken okulumuz vardı.eşimi ailemden hiç saklamadım görüştüğümü ciddi olduğumu onlara ta başından söyledim zaten onlarda bunu bu şekilde olmasını istiyolardı.eşimde ailesinden gizlemedi direk söyledik. görüşmemizde birbirimize haram olduğumuz için nikahlanmaya karar verdik.fakat bunu aileme söylesem buna karşı çıkacaklardı biliyorum.daha erken acele etmeyin diyeceklerdi.fakat allah korkusuda içimi yiyip bitiriyodu.o zaman biraz araştırdım ve hanefi meshebinde erkeğin ailesinin izni yetiyordu.yani kzın ailesinin izni gerekmiyodu yani anlayacağın gizli olacaktı.ben aileme diyemezdim fakat o ailesine açtı izinlerini aldı ve hatta ben vekalet verdim nikahımızı kendi memleketinde kıydırdı.demek istediğim bnlar olabiliyor ama mutlaka erkek ailesinin izni gerekiyor ama hayatta nelerle karşılaşacağını bilmiyor insan gençken bazı şeyleri anlayamıyosun yani bu işlerin ciddiyetini.ailemden 4 ay kadar gizleyebildim.çünkü vicdan azabı beni yedi bitirdi.nikahlanmıştım allah katında evliydim ama beni yetiştiren büyüten ailemin haberi yoktu.bu onlara yapılabilecek en kötü şeydi.vede yaptım.sonuçta sadece birbirimize helal olduk evet insan severken ne olacağını bilemiyor belki ben o zaman bunları düşünemiyordum.
bak bunları yaşayan biri olarak anlatıyorum.nikahtan sonra insan eşiyle arasına belirli çizgileri koyamıyor.nasılsa eşiyim artık günah değil diyorsun.ama allah razı olsun eşimden biz bazı konularda sınırlarımızı aşmadık.ikimizde okuyorduk ve daha aile olmanın sadece sevgi ile olmayacağını anlamamıştık.benim okulum bitmemişti ama o bitirmişti.gene bu konuda şanşlı görüyorum kendimi hemen ataması çıktı ya atanamasaydı ya bi mesleği olmasaydı.ama inan o sene allaha okadar yalvardımki onla gerçekten evelenebilmek için allah katında evliydik belki ama insan oğlu çiğ süt emmiş diye bir laf vardır ben kızdım ama o erkek beni istediği zaman boşayabilir benden bıkabilir başkasına gidebilirdi.sadece dua ettim araya birşey giripte bu durumun bozulmaması için ve son sıralar aileler tarafından çıkan sorunlarda cabası tabi.
bende özledim kardeşim nikahlanırsan flört etmek gibi olmayacak durum bunu sana şimdiden söyleyim şimdi herşey toz pempe görünüyor olabilir ama ben bir sene o şekilde eşimle yaşadım.ailemede konuyu açtığımda ailemin gözünden bir yaprak gibi düştüğümü gördüm.sen sadece nefsine hakim ol sevgi ile gelen herşey yapılan herşey doğru değil ve bence ailelerinizinde araya girerek yapacağınız düğününüzde yada nişanınızda nikahınızı kıydırın bak o zaman herşey ne kadar güzel olcak ben 10 senelik evliyim ve ailemin iznini almadan eşimin ailesinin izni olarak evlendiğimi düşününce keşke diyorum bu cahilliği yapmasaydım.eşimin ailesinin gözündede altın değerin en başından bakıra düşüyo sen bence bi kez daha düşün derim evlilik iki kişi arası değil koskocam bir ailenin içinde oluyor.ve en saf düşüncelerle eşine aşık olduğun içinde yapsan bunları toplum nazarında yanlış görülüyosun
şimdi benimde bir oğlum var onun bu durumu yaşamasını asla istemem kızımda olsa aynı ama herkeste benim kadar şanslı olmayabilir.yani allah bizi birbirimize yazmasaydı nikah kıydırmak demek ilerki hayatını onla devam edeceğin demek değil vede aileler yoksa işin içinde inan bir arada sizi tutan bağların çok kuvvetli olması lazım .nikah çok ciddi bi iş inşallah bişeyler anlatabilmişimdir allah yardımcın olsun.
selamun aleykum kardesim
selamun aleykum kardesim sana soz verdigim gibi tanidigim hocaya ulasip soruyu sordum cevabi su:egerki niyetiniz evlilik icin nikah kiydirmaksa nikahi kiydirmaniza sorun ama biz gorusuyoruz gunah olmasin gunahindan kacinalim diye evlilik dusunmeden kiydiriyosaniz bu olmaz her ne kadara gizli nikah kiymaniz tavsiye edilmesede nikahinizi kiydirip diger evli esler gibi hayatiniz olabilir dedi INSALLAH yardimci olabilmisimdir benim guvendigim bir hoca hayirli gunler dilerim
SORUNUZA CEVAP BULURSUNUZ İNŞ...(Okumanızı tavisye ederim)
Değerli Kardeşimiz;
Nikâh bir akit, sözleşme ve anlaşmadır. Bunun için bazı şartları vardır. Bu şartlardan birisi yerine getirilmezse nikâh sahih olmaz.
1. Evlenecek kişilerin veya vekâletlerini verdikleri şahısların hazır bulunması.
2. Tarafların irade beyanı. Evlilik akdini kabul ettiklerine dair eşlerin “kabul ettim” şeklinde ifade etmeleri.
3. Kızın velisinin izninin olması. Bu hüküm Hanefi mezhebi hariç diğer mezheplere göredir.
4. Şahitlerin hazır olması. Bu şahitler, ergenlik çağına ermiş, aklı başında iki erkek veya bir erkekle iki kadın olmalıdır. Yani şahitlikte mutlaka bir erkeğin bulunması icap eder.
Bunlardan başka bir şart daha vardır. O da nikahın duyurulmasıdır. Bu Malikilere göredir. Ancak Osmanlı Aile Hukuku kararnamesinde de mahalle kadısına kayıt yaptırılmayan nikahların geçersiz sayılacağı ifade edilmiş ve resmi nikah üzerinde ısrarla durulmuştur.
Resmi nikah olmadan dini nikah yapılmasını uygun görmüyoruz. Özellikle kadının dini ve dünyevi hukukunun korunması açısından dini nikahın yanında resmi nikahın da yapılmasını gerekli buluyoruz.
Nitekim Osmanlı Aile Hukuku kararnamesinde de mahalle kadısına kayıt yaptırılmayan nikahların geçersiz sayılacağı ifade edilmiş ve resmi nikah üzerinde ısrarla durulmuştur.
Yalnız kalınca günah işlemiş olmamak için dini nikahı tercih ediyorlar. Halbuki daha sonra telafisi çok zor durumlarda kalabiliyorlar.
Bir kadın ve erkek aileden habersiz ya da ailenin izniyle şahitler huzurunda nikahlansalar karı koca sayılacaklarından erkek boşamadan kadın başkasıyla evlenemez. Bu açıdan çok tehlikelidir. Nitekim bize bu konuda onlarca soru geliyor. "Ben bir erkekle dini nikah kıydırmıştım. O beni boşamıyor ne yapayım" " Ben dini nikahtan boşanmadan başkasıyla evlendim. Zina sayılır mı" gibi tüyler ürperten pek çok problemle karşılaşıyoruz. Bu durumda sonunda telafisi imkansız olaylar olabiliyor. Bu nedenle resmi nikah olmadan dini nikah yapılmasını asla doğru bulmuyoruz.
Zaman zaman kapıldığı öfkelerle pişman olacağı şeyler yapan bir adam Efendimize gelerek sormuştu:
– Beni Cennete götürecek bir iş haber ver ki onu yapayım da Cennete gideyim!
Efendimizin cevabı çok kısa ve net oldu.:
– Öfkeni yen, öfkene uyma, sana yeter!
Evet, öfke basite alınacak bir hal değildir. Nitekim öfkesini yenemeyen adam, tetiğe basar; bir insanı gözünü kırpmadan öldürüverir. Bundan sonrası ise ömür boyu pişmanlıktır...
Öfkenin bu türlü sonucundan dolayıdır ki Efendimiz sık sık ikazlarda bulunur:
– Öfkene uyma, öfkeni yen, öfkeni yut, öfkeye götüren tahrikten uzak dur, şayet cennete götürecek bir amel sahibi olmak istiyorsan!. diyerek çevresine uyarılarda bulunmuştur.
Sonucu mutlaka pişmanlık olan öfke konusunda bilinmesi gereken en mühim nokta, öfkenin tek çeşit olmamasıdır.
Bazıları öfkeyi sadece sinirsel bir şiddetten ibaret zannederler.
Halbuki öfkenin bir de cinsel tahrik sonucu duyulanı vardır ki, bu türlü cinsel öfke, tetiği çekip de gözünü kırpmadan adam öldürten sinirsel öfkeden daha korkunç sonuçludur.
Hatta cinsel öfkenin sinirsel öfkeden çok daha korkunç sonuçlar vereceğinden dolayıdır ki Efendimiz bu öfkeye sebep olacak tahrikçi görüntü ve çevrelerden uzak durmayı, mahremiyet sınırlarını aşmamayı, taşmamayı tenbih buyurmuş, bu konudaki ikazlarından birinde de şöyle çarpıcı bir uyarıda bulunmuştur:
– Cinsel duyguları ayaklanan insan, aklının ya tümünü ya da üçte ikisini yitirmiş insan gibidir. Yani her türlü riski göze alacak hale gelir, cinsel duyguları kabarıp isyana yönelen insan..
Evet tek ve tenha yerlerde iki yabancının göz göze, yüz yüze gelmesi, cinsel öfkenin yavaş yavaş kabarmasına zemin teşkil etmesi demektir. Önce masumca sohbetler, sonra el tutuşup tokalaşmalar, derken bir zaman gelir ki cinsel öfkenin kabarmış dalgaları tarafları sürükleyip götürmeye başlar. Olmayacak şeyleri olur hale getirmeye bile yönelirler. Tıpkı telefondaki kızcağızın çare arayışları gibi.
Bir kızcağız telefonun öbür ucundan soruyordu:
– Okuldaki arkadaşımla gizli dini nikah yapmak istiyoruz, ne dersiniz?.
Tepkili cevabım sert oldu herhalde.
– Ben, dedim, intiharın her türlüsüne karşıyım. Hayatının baharında bir genç kızın ailesinden habersiz gizli nikahla hayatını baştan riske sokması, büyük ihtimalle bir intihar gibidir. Erkek için aynı derecede olmasa da kız için sonuç bundan başkası değildir.
– Çaresi yok mu bunun? diye üsteledi kızcağız.
– Var, dedim. Hem de çok kolay.
Heyecanlandı:
– Lütfen onu söyleyin hemen.
– Resmi nikahla evlenmek. Böylece kendini ve aileni büyük bir yıkıma uğramaktan kurtarmak.
– Ama şu anda buna imkan yoktur. Ne ailem buna razı olur, ne de bizim okul ve yaş durumumuz buna müsaittir.
– Demek hem yaş, hem okul, hem de aile durumu müsait olmadığı halde, siz yine de gizlice dini nikahla evlenmeye cesaret edebiliyorsunuz. Bu acelenin sebebi ne ola ki?
– Uzun zamandır birlikte arkadaşlık etmekteyiz. Birbirimize çok alıştık. Önümüzdeki bu manileri düşünemez hale geldik sanki. Dini nikah yaptırmayı göze alıyoruz artık.
Evet cinsel öfkeye girecek kadar mahremiyet sınırlarını aşıp da yabancıyla yüz yüze göz göze yaşamaktan kaçınmamak, işte böyle sonucu düşünemez hale getirir tarafları. Ömür boyu pişmanlık duyacakları hatayı göze aldırır. Sadece kendilerini değil ailelerini de perişan hale sokarlar.
Kaldı ki, Şafiiye göre, velinin izni olmadan dini nikah yapılamaz.
Hanefi’de de, taraflar denk değilse velinin itiraz edip ayırma hakkı vardır
Bunlardan başka resmi nikahtan önce dini nikah yapmak da kanunen yasaktır artık.
Ama bütün bu engelleri cinsel öfkeye kapılanlar düşünemezler ki!..
Ahmed ŞAHİN
Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet Editör
SELAMUN ALEYKUM KARDESIM BU
SELAMUN ALEYKUM KARDESIM BU SORUNUN CEVABINI ARASTIRICAM SENIN ICIN TANIDIGIM BIR HOCA VAR EN YAKIN ZAMANDA CEVP GONDERMEYE CALISICAM INSALLAH
sabir isterim ve sabah 41 kardeslerime
sitenin adresini vermeyi unutmusum : ))
http://www.yuzlesme.tv/
Mehtap Kayaoglu uzman hanimin adi
Yuzlesme Danismanlik Merkezi ve Bize ulasin yazan yerde adresi yaziyor.email adreside var. tel numarasida var.. yeri istanbul/ Bakirkoy . adreside var . iletisim kurarsaniz net uzerindende yardimci olurlar.. kolay gelsin ins.. Rabbim yardimciniz olsun..
s.a sabir isterim ve sabah 41 kardesim
s.a sabir isterim kardesim obur yazinizi sitede bulamadim o yuzden buradaki yazinizi gorup cevap vermek istedim istemis oldugunuz bilgi hakkinda.. bu sitede sanirim ozel mesaj yasaklanmis.. yazamadim..
kardesim bahsetmis oldugum uzmanin sitesini buldum internetten ulasabilir ve gereken bilgiyi kendilerinden ayrintili bir sekilde alabilirsiniz...verecegim sayfada onlara ulasma yollari var ayrica tv ve radyo programlarida var dinlemek isterseniz bilgi sahibi olmak isterseniz.. ben karari size birakiyorum.. Rabbimden sizler icin saglik mutluluk dilerim ins.. ins faydalanirsiniz Rabbim kolaylik versin.. her zaman icin banada yazabilirsiniz.. s.a
zina
ZİN
Zina etmek, bir kadınla nikâhsız veya haksız olarak cinsel temasta bulunmak. Arapça "zenâ" fiilinden mastar. Zinanın sözlük ve terim anlamı birdir. Bu da; bir erkeğin kadınla bir akde veya haklı bir sebebe dayanmaksızın önden cinsel temasta bulunmasıdır. Zina eden erkeğe "zânî" kadına ise "zâniye" denir.
Hanefîler, bir fıkıh terimi olarak zinayı şöyle tarif etmişlerdir: İslâmî hükümlerle yükümlü bulunan bir erkeğin, kendisine cinsel istek duyulacak yaştaki diri bir kadına, İslâm ülkesinde nikâh akdine veya cariyelik gibi haklı bir nedene dayanmaksızın önden cinsel temasda bulunmasıdır.
Zinada had cezasının uygulanması için, erkeğin cinsel organının en az sünnet yerinin (haşefe) kadının cinsel organına girmiş olması gerekir. Bundan daha azına meselâ; öpmek, sarılmak veya uyluk arasına sürtünmek vb. hareketler haram olmakla birlikte had cezasını gerektirmez. Küçük çocuk ve akıl hastası yükümlü olmadığı için bunların fiili de kendileri bakımından haddi gerektirmez. Diğer yandan Ebû Hanîfe'ye göre erkek veya kadına arkadan temasta bulunmak (livâta) zina hükmünde değildir. Çünkü bu, zina olarak nitelendirilmez. Ebû Yusuf, İmam Muhammed, Şâfiî, Hanbelî ve Mâlikîler aksi görüştedir. Ölü kadın ve hayvan ile temas da zina hükmünde değildir. Çünkü bu gibi temasları selîm fıtrat kabul etmez. Ayrıca erkek veya kadının zinaya zorlanmamış olması da şarttır. Çünkü Raslüllah (s.a.s): "Ümmetimden hata, unutma ve zorlandıkları şeyin hükmü kaldırıldı" (Buhârî, Hudûd, 22; Talâk, II; Ebû Dâvud, Hudûd, 17; Tirmizî, Hudûd, 1; İbn Mâce, Talâk, 15) buyurmuştur.
Zinaya zorlanan kadına had cezası gerekmediği konusunda İslâm bilginlerinin görüş birliği vardır. Zinaya zorlanan erkeğe gelince, Şâfiîlere ve Mâlikîlerde tercih edilen görüşe göre böyle bir erkeğe ne had ve ne de ta'zîr cezası gerekmez. Delil, yukarıdaki hadis ve zorlanma özrünün bulunmasıdır. Ebû Hanîfe'nin ilk görüşüne göre zinaya zorlama Devlet başkanı tarafından olmuşsa had gerekmez. Devlet başkanından başkası zorlamışsa istihsân'a göre had uygulanır. Çünkü, zorlama ancak sultan tarafından gerçekleşir. Ebû Hanîfe'nin istikrar bulan görüşü ise, zorlanana had cezasını uygulamamasıdır. Çünkü bazan erkeğin istek dışı cinsel temasa gücü yetebilir. Ebû Yusuf ve İmam Muhammed'e göre iki durumda da zorlanana had cezası uygulanmaz. İmam Züfer aksi görüştedir (el-Kâsânî, Bedâyiu's-Sanâyi', 2. baskı, Beyrut 1394/1974, VII, 34,180; eş-Şirâzi, el-Mühezzeb, Mısır t.y., II, 267; İbn Rüşd, Bidâyetü'l-Mûctehid, II, 267; İbn Rüşd, Bidâyetû'l-Müctehid, II, 431; İbn Kudâme, el-Muğnî, 3. baskı, Kahire,1970, VIII,187, 205; Vehbe ez-Zühaylî, el-Fıkhu'l-İslâmî ve Edilletüh, 2. baskı, Dimaşk 1405/1985, VI, 27 vd.; Ömer Nasuhi Bilmen, Hukuk-ı İslâmiyye ve İstilâhat-ı Fıkhıyye Kamusu, İstanbul 1968, III,197 vd).
Zina İslâm'da ve önceki bütün semâvî dinlerde haram ve çok çirkin bir fiil olarak kabul edilmiştir. O büyük günahlardandır. Irz ve neseplere yönelik bir suç olduğu için cezası da hadlerin en şiddetlisidir.
Kur'ân-ı Kerîm'de şöyle buyurulur:
"Zinaya yaklaşmayın. Çünkü o, çok çirkin bir iş ve kötü bir yoldur" (el-İsrâ, 17/32). "Onlar Allah ile birlikte başka ilaha dua etmezler. Haksız yere, Allah'ın haram kıldığı kimseyi öldürmezler ve zina da etmezler. Kim bunları yaparsa cezaya çarpar. Ona kıyamet gününde kat kat azap verilir ve o azabın içinde alçaltılmış şekilde ebedî bırakılırlar" (el Furkân, 25/68).
Bekâr erkek veya bekâr kadının zina etmesinin cezası yüz değnek, evli ve iffetli erkek veya kadının zina cezası ise taşla öldürme (recm)dir. Allah Teâlâ şöyle buyurur: "Zina eden kadın ve zina eden erkekten her birine yüz değnek vurun. Eğer Allah'a ve âhiret gününe inanıyorsanız bunları Allah'ın dinini uygulama hususunda acıyacağınız tutmasın. Mü'minlerden bir topluluk da, onların cezasına şahid olsun" (en-Nûr, 34/2). Celde, ete geçmemek üzere, yalnız deriyi etkileyecek şekilde vurmak demektir. Vuruşta yalnız kürk ve palto gibi kalın elbiseler çıkartılır, diğerleri çıkarılmaz.
Evli, iffetli erkek veya kadına recm cezası ise, sünnetle sabittir. Çünkü Rasûlüllah (s.a.s) Mâiz'e ve Benî Gâmid'ten bir kadına recm cezasını uygulamıştır. Recm'in meşrûluğu konusunda sahabenin icmaı vardır.
Zina haddi Allah'a ait haklardandır. Bu, aileye, nesle ve toplum düzenine karşı işlenen bir suç olduğu için toplum haklarından sayılır.
Mezhep imamları çocuk ve akıl hastasına zina haddinin gerekmediği konusunda görüş birliği içindedir. Hadiste şöyle buyurulmuştur: "Üç kişiden kalem kaldırılmıştır. Çocuktan büyüyünceye kadar, uyuyandan uyanıncaya kadar, akıl hastasından iyileşinceye kadar" (Ebû Dâvud Hudûd, 17).
Zina Haddini Uygulamanın Şartları
Öncelikle şunu ifade etmek gerekir: Zina etmek, zina iftirasında bulunmak gibi had cezasını gerektiren durumlarda aranan bazı şartların olması, bu şartlar olmazsa ceza da verilmez anlamında değildir. Belirlenen şartlar olmadığı zaman Dinimizin emrettiği had cezası verilmez demektir. Ancak Devlet Başkanının veya görevlendirdiği hakimin vereceği cezalar vardır. Bunlara Tazir Cezası denilmetedir ki, suçun cinsine göre hapis, dayak atma ve öldürme gibi cezalar verilebilir. Nitekim Hanefî ve Mâlikîlere göre, İslâm devleti suçlarda tekrarı, suç işlemeyi alışkanlık haline getirmek veya eşcinsellik gibi bazı suçları işleyenlere ölüm cezası verebilir. Buna "siyaseten katl" denir. (İbn Âbidîn, Reddü'l-Muhtâr, III, 196; ez-Zühaylî, a.g.e., VI, 200).
Zina eden erkek veya kadına ceza uygulanabilmesi için bir takım şartların bulunması gerekir:
1- Zina edenin erginlik çağına ulaşması gerekir. Ergin olmayan çocuğa had uygulanmaz. Akıl baliğ olan bir kimse bir kız çocuğu ile cinsel ilişkiye girse, cocuğa had cezası gerekmez, ancak onunla ilişkiye girene had cezası gerekir. Çünkü çocuk mükellef değilse de akıl baliğ olan mükelleftir ve yaptıklarından sorumludur. (Bilmen, Ömer Nasuhi, Hukuku İslamiye, 3/203, Zina Bölümü)
2- Akıllı olması gerekir. Akıl hastasına had uygulanmaz. Akıllı bir erkek, akıl hastası bir kadınla veya akıl hastası bir erkek akıllı bir kadınla zina etse, bu ikisinden akıllı olana had cezası uygulanır.
3- Çoğunluk fakihlere göre müslümana ve kâfire zina haddi uygulanır. Fakat Hanefilere göre muhsan olan kâfire recm uygulanmaz, değnek vurulur. Mâlikîlere göre kâfir bir erkek kâfir bir kadınla zina etse had uygulanmaz. Fakat zinasını açığa vurursa te'dib edilir. Müslüman bir kadını zinaya zorlarsa öldürülür. Şafii ve Hanbelîlere göre pasaportlu gayri müslim yabancılara ne zina ve ne de içki içme cezası verilmez. Çünkü bunlar Allah haklarından olup, müste'menler bu hakları üstlenmemiştir.
4- Zinanın istekle yapılmış olması. Çoğunluğa göre zinaya zorlanana had uygulanmaz. Hanbelîler aksi görüştedir.
5- Zinanın insanla yapılmış olması. Üç mezhebe ve Şâfiîlerde sağlam görüşe göre hayvanla temas edene had cezası gerekmez, ta'zir uygulanır. Hayvan öldürülmez ve çoğunluğa göre onun yenilmesinde de bir sakınca yoktur. Hanbelîlere göre ise, iki erkeğin şahitliği ile hayvan öldürülür, eti haram olur ve hayvanın tazmin edilmesi gerekir.
6- Zinanın bir şüpheye dayalı olmaması gerekir. Bir kimse kendi eşi veya cariyesi sanarak yabancı bir kadınla cinsel temasta bulunsa çoğunluğa göre had gerekmez. Ebû Hanîfe ve Ebû Yusuf'a göre ise had gerekir. Çünkü burada failde şüphe vardır. Mezhepler arasında ihtilaflı olan fasıt nikâhtan sonraki cinsel temasa had gerekmediği konusunda da görüş birliği vardır. Velisiz veya şahitsiz evlenme halinde durum böyledir. Bu da akitte şüphe bulunduğu içindir. Evlilik ittifakla fasit olursa had uygulanır. iki kız kardeşi bir nikâhta toplamak, beşinci eşle evlenmek, nesep veya sût cihetinden haram olan bir hısımla evlenmek, iddet beklemekte olan kadınla veya üç talâkla boşadığı kadınla hulleden önce evlenmek bu niteliktedir. Ancak bütün bunların haramlığını bilmediğini iddia ederse, bunlarla olan cinsel temas haddi gerektirmez.
7- Zinanın dârul İslâm'da olması. İslâm Devlet başkanının dârul harp veya dârul baği (âsiller ülkesi) üzerinde velâyet yetkisi yoktur. Yani orada hadleri uygulamaya gücü yetmez.
8- Kadının diri olması. Çoğunluğa göre, ölü kadınla cinsel temasta bulunana had gerekmez. Mâlikîlerde meşhur olan görüş bunun aksinedir.
9- Cinsel temasın önden olması ve sünnet yerinin girmiş olması. Arkadan ilişki yani livata Ebû Hanîfe'ye göre yalnız ta'zir cezası gerektirir. Ebû Yusuf, İmam Muhammed ve diğer üç mezhebe göre ise livata haddi gerektirir. Yabancı bir kadına cinsel organın dışında, uyluk, karın v.b başka yerine temas ise yalnız ta'ziri gerektirir. Çünkü bu, şer'an kendisine bir şey takdir edilmeyen münker bir fiildir.
Zinanın Cezası
Zinanın cezası, zina eden erkek veya kadının bekar ya da evli olmasına göre değişiklik gösterir. Dayak, taşlâ öldürme, sürgün ve İslâm Devletinin koyacağı bir ta'zir cezası bunlar arasındadır.
1- Yüz Değnek Cezası
Bekâr erkek veya kadının zina cezası yüz değnek olup, Kur'ân-ı Kerîm'le belirlenen bir had cezasıdır.
"Zina eden kadın ve erkekten her birine yüz değnek vurun" (en-Nûr, 34/2).
Dayak cezası uygulanan zina suçlusunun, suçun işlendiği yöreden bir yıl süreyle sürgün edilmesi İslâm'ın ilk dönemlerinde uygulanan bir ceza türü idi. Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: "Bekâr'ın bekârla zinası için yüz değnek ve bir yıl sürgün. Dulun dulla zinası için ise yüz değnek ve taşla recm vardır" (İbn Mâce, Hudûd, 7). Ancak bu uygulama Nûr sûresi inmezden önceye aittir. Bu sûre inince bekârlar için yalnız değnek (celde), evli (muhsan) olanlar için sünnetle recm cezası belirlenmiştir (es-Serahsî, el-Mebsût, 3. baskı, Beyrût 1398/1978, IX, 36 vd).
Hanefilere göre celde cezasına sürgün ilâve edilmez. Çünkü âyette celde zina cezasının tümünü ifade eder. Ancak sürgün bir had cezası değil, İslâm Devlet başkanının görüşûne bırakılan ta'zir cezası kabilindendir. O sürgünde bir yarar görürse uygular. Nitekim, zina edenin tevbe edinceye kadar hapsedilebilmesi de bu niteliktedir.
Şâfiî ve Hanbelîlere göre celde ve bir yıl sürgün birlikte uygulanır. Sürgün yeri seferîlik mesafesinden uzakta olmalıdır. Dayandıkları delil, yukarıda zikredilen sürgün bildiren hadistir. Ancak kadın kocası veya mahrem bir hısmı ile birlikte sürgüne gönderilir. Çünkü Hz. Peygamber; "Kadın, yanında kocası veya mahremi bulunmadıkça yolculuğa çıkamaz" (Buharî, Taksîr, 4, Mescidü Mekke, 6, Sayd, 26, Savm, 67; Ebû Dâvud, Menâsik, 3; Müslim, Hacc, 413-434; Tirmizî, Radâ', 15) buyurmuştur.
Mâlikilere göre ise yalnız erkek sürgün edilir, yani bulunduğu beldeden uzakta hapsedilir. Kadın gittiği yerde de zina etmemesi için sürgün edilmez.
Diğer yandan sürgün hadisinin sonundaki dul için öngörülen celde ve taşla recmin birlikte uygulanması dört mezhebe göre amel edilmeyen bir esastır. Çünkü muhsan (evli) için yalnız recm uygulaması bildiren hadisler daha sahihtir. Nitekim Ebu Hureyre ve Zeyd bin Hillit'ten bir topluluğun naklettiği işçi kıssası bunu ifade eder. İşçisi ile zina eden evli kadın olayında Hz. Peygamber, bekâr olan işçi için yüz değnek ve bir yıl sürgün cezasına, kadın için ise recm cezasına hükmetmiştir (es-Serahsî, a.g.e., IX, 37; ez-Zühaylî, a.g.e., VI, 39). Zâhirîlere göre, celde ve recm birlikte uygulanır. Onlar, sürgün hadisinin sonundaki "...evli evli ile zinasına yüz değnek ve taşla recm vardır" kısmının açık anlamına dayanırlar.
2- Recm Cezası:
Muhsan olan erkek veya kadının zinası için recm cezası konusunda İslâm bilginleri görüş birliği içindedirler. Delil; Sünnet ve İcmâ'dır.
Hz. Peygamber'in evli olarak zina edene recm cezası uyguladığı tevâtüre ulaşan hadislerle sabittir.
Bir hadiste şöyle buyurulur: "Müslüman bir kimsenin kanı şu üç durumda helal olur. Zina eden evli kimse, nefse karşılık nefsi ve İslâm toplumundan ayrılarak dinini terkedeni öldürmek" (Buhârî, Diyât, 6; Müslim, Kasâme, 25, 26; Ebu Dâvud Hudûd, 1; Tirmizî, Hudûd, 15, Diyât, 10; Nesâî, Tahrîm, 5, Kasâme, 6; İbn Mâce, Hudûd, Dârimî, Hudûd 2, Siyer, II).
Hz. Peygamber'in recm uyguladığı olaylar şunlardır.
a- Evli bir kadınla zina eden bekâr için yüz değnek ve bir yıl sürgün cezası uygulanmıştır. Allah elçisi bir sahabeyi kadına göndererek şöyle buyurmuştur: "O kadına git, eğer suçunu itiraf ederse, onu recmet" (Buhârî, Hudûd, 3, 38, 46, Vekâlet,13; Tirmizî, Hudûd, 5, 8).
b- Çeşitli yönlerden sabit olan Mâiz olayı. Mâiz, zinasını itiraf etmiş ve Rasûlüllah (s.a.s) onun recmedilmesini emir buyurmuştur (eş-Şevkânî, Neylü'l-Evtâr, VII, 95, 109; Zeylaî, Nasbu'r-Râye, III, 314 vd).
c- Gâmidiyeli kadın zinasını ikrar etmiş ve doğumdan sonra recm uygulannııştır (İbn Mâce, Diyât, 36; Mâlik, Muvatta ; Hudûd II; eş -Şevkânî, Neylü'I-Evtâr, VII, 109).
İslâm ümmeti recmin meşrûluğu üzerinde icmada bulunmuştur. Ancak hâricîler ekolü recmi inkâr etmiştir. Çünkü onlar tevatür sınırına ulaşmayan haberleri delil olarak kabul etmezler (es-Serahsî, a.g.e., IX, 36).
İhsan Terimi ve Kapsamı
İhsan bir İslâm hukuku terimi olarak; bir erkek veya kadına had cezası uygulanabilmesi için bunlarda şer'an bulunması gereken vasıfları ifade eder. Bu niteliklere sahip erkeğe "muhsan", kadına "muhsana" denir. Çoğulu "muhsanat" tır.
İhsan, zina iftirası (kazf) ve recm ihsanı olmak üzere ikiye ayrılır.
Zina iftirası atılan kimsenin muhsan sayılması için akıllı, ergin, hür, müslüman ve zinadan iffetli bulunması gerekir. Bu nitelikler olunca iftiracıya âyette şu ceza öngörülür: Namuslu ve hür kadınlara zina iftirası atan, sonra da bunu dört şahitle ispat edemeyen kimselere seksen değnek vurun. Onların ebedî olarak şahitliklerini kabul etmeyin. Onlar fâsıkların ta kendileridir" (en-Nûr, 24/4).
Ancak, kadın zinayı ikrar eder veya iftiracı dört şahitle bunu ispat ederse had cezası düşer (bk. "Kazf" mad)
Recm için muhsan sayılmada ise erkek veya kadında yedi niteliğin bulunması şarttır. Bu nitelikler şunlardır: Akıllı olmak, ergin bulunmak, hür ve müslüman olmak, sahih nikâhlı bulunmak ve bu nikâhtan sonra eşiyle meni gelmese bile guslü gerektirecek şekilde cinsel temasta bulunmak. Bu şartlardan herhangi birisi bulunmazsa ceza yüz değneğe dönüşür. Bu duruma göre, küçük çocuk, akıl hastası, köle, kâfir, fâsit nikâhla evli kimse veya cinsel temas olmayan mücerred nikâhla evli kimse için "muhsanlık" söz konusu olmaz. Diğer yandan erkek muhsanlık şartlarını taşır fakat karısı küçük, akıl hastası veya cariye olmak gibi bir sebeple muhsan bulunmazsa, ondan bu arızalar kalktıktan sonra kocası onunla eşit şartlarda yeniden cinsel temasta bulunmadıkça koca muhsan sayılmaz. Çünkü bu yedi şartın eşlerde birlikte bulunması gerekir.
Ebû Yusuf'a göre, bir müslüman sahih nikâhlısı olan bir gayri müslim kadınla cinsel temasta bulunmakla muhsan olur. Şâfiîler de bu görüştedir (eş-Şirâzî, el-Mühezzeb, II, 268). Buna göre, biri küçük, diğeri ergin, biri uykuda diğeri uyanık veya biri akıllı, diğeri akıl hastası olan karıkoca cinsel temasta bulununca, ehliyetli olan muhsan sayılır, daha sonra başkası ile zina ederse had cezası yalnız ona uygulanır.
Muhsanlık sıfatının devamı için evliliğin devam etmekte olması şart değildir. Bu yüzden ömründe bir defa evlenen ve eşiyle cinsel temasta bulunup da, dul kalmış olan kimse de muhsan olabilir (Bilmen, a.g.e., III, 201).
cinsellik
Bir arkadaş, içki, kumar, faiz, zina ve livata gibi hemen her büyük günahı işlemiş. Tevbe edip, bunların hepsini bırakmış ama, Allah beni kesinlikle affetmez diyor. Allah hangi günahları affetmez?
Allahü teâlâ, tevbe edilen her günahı affeder. Affetmediği tek günah yoktur. Müşrikleri, kâfirleri bile tevbe edince affediyor. Bir hadis-i şerif şu mealdedir:
(Hak teâlâ buyurdu ki: Ey Âdemoğlu, dua edip, benden af dilersen, günahların ne kadar çok, ne kadar büyük olursa olsun, hiç birine bakmadan seni affederim. Göklere ulaşacak kadar günah işlesen; ama rahmetimden ümidini kesmeyip, benden mağfiret dilersen, seni affederim.) [Tirmizi]