Aşk

Haram sevmekte ızdırap ve çok acılar vardır.

Asa-yı Mûsâ’nın Beşinci Meselesi’ndeki, ‘Haram sevmekte bir kıskançlık elemi ve firak elemi ve mukabele görmemek elemi vardır’ ne demektir? Açıklar mısınız?”

Her insanda kıskançlık damarı vardır. Keza, sevdiklerinden ayrılma söz konusu olduğunda bundan elem duymayan insan yoktur. Ve keza, sevgisine karşılık görmeyen insan da bundan ıztırap duyar. Bu hisler ve duygular fıtrîdir ve her insanın fıtratında ortak olarak yerleştirilmişlerdir.

bu bir ask hikayesi okuyun

Ölmeyen Sevgi

Genç adam ellerinde bir buket çiçek, sahile koşarak geldi... Gözleri şöyle bir sahilde gezindi, aradığını göremeyince ilk gördüğü banka oturup sevdiğini beklemeye başladı. Ellerinde her zamanki çiçeklerden vardı. Sevgilisinin en sevdiği çiçekler bunlardı. Kırmızı , kıpkırmızı, kan kırmızısı güller...
Sanki dalından yeni koparılmış gibi tazeydiler, buram buram kokuyorlardı, sevgi kokuyor, aşk kokuyor en önemlisi de özlem ve hasret kokuyordu güller...

Aşk Asla Yetmez

Aşık olmak günah mı bela mı?

Sual: Aşık olmak günah mı? günah ise insana niçin aşık olma duygusu verilmiş.

El cevap:Aşık olmaya sadece günah manası yüklenemez.Çünkü aşk üçtür aşkı hakiki, aşkı mecazi ve aşkı nefsanidir.

Gençlerdeki Aşkı Öldürmeyin,Eğitin.

İçindeki ateş gözlerinden okunuyordu Fatih'in. Öğrencim değil, arkadaşımdı. Yıllardır öğrencilerimle ilk tanıştığım derste " önce arkadaşım sonra öğrencimsiniz" diyordum. Fatih te arkadaşımdı.

"Yanıyorum hocam!" dedi.

Bahsettiği yangının "yürek yangını " olduğunu anladım.

" Elif'i olmayan, Elif'ini kaybetmiş bir fetih'im ben!" dedi. Hiçbir şey anlamamıştım. Sonra önündeki kâğıda Arapça feth kelimesini yazdı.

Aşka kurbanı gönül kuşları

Şirinmi şirin bir yuvanın tatlı mı tatlı bir gönül kuşu. O kadar çok sevimli ve bir o kadar masum gönül kuşu.. Anadan ayrı yardan ayrı damla damla yalnızlığın sultanı. Bazen hasret kabarırken yüreğinden bazen özlemle kavrulan gönül kuşu.. Bazen kırlarda uçan bazen kendini dağlara vururan gönül kuşu..

İşte bu kadar masum Sevgiye hasret bir gönül kuşu vakit geçirmek isteyen ve işin gırgırında olan bir vefasızın pencerine konar. Olayın şamatısında olan gırgırcı ev sahibi içeriye buyur eder. Sevgi için açan yüreği, kalbinden söküp alarak onunla oynaşmaya başlar. Aklına gelen her türlü oyunu oynama derdindedir.. Sıkılasıya kadar bu oyununa devam eder ve kendine yeni bir oyuncak bulduğunda ya da oyuncağında sıkıldığında onu kenara atıverir..

3 yıl önce, 5 yıl sonra

Bıdış-Kayseri:
-17 yaşında okuyan bir kızım. 3 yıldır birini platonik seviyordum. Bir hafta önce onun da beni sevdiğini öğrendim. Evlenme teklifinde bulundu, ben de kabul ettim. Ancak 5 yıl sonrası için evlenmeye karar verdik. O süreç içinde beraberliğimizin bir sakıncası olur mu? İkimiz de inançlı insanlar olarak yaptığımızın doğru olduğunu bilmek istiyoruz.
Dr. Can :
-Bundan 3 yıl önce “birini platonik seviyorum” diye yazsaydın, ben de sana “3 yıl sonra’nın bir hafta öncesinde onun da sevdiğini öğreneceksin ve 5 yıl sonrası için evlenmeye karar vereceksiniz” deseydim, bana içinden; ‘Galiba bu adam Dr. falan değil, falcı, burççu, tarotçu, medyum ve yalancı’ der, yine de ‘iyi haber’ verdiğim için 10 milyon eski TL atardın önüme!

Efendimiz(s.a.v)'nin Acı Kaybı.....

“Ben Cüleybib’imi kaybettim!”

Flört'le kararan bir hayat daha....

Burada olmadı cennette beraber (miy)iz!?

Biriyle tanıştım, 4 yıl gayet iyi görüştük. Bir gün telefonda ‘Her şey bitti!’. 2 hafta sonra ise tekrar konuşmaya başladık. Bundan 3-4 gün sonra evlerinin önünden geçtim. Kalabalık vardı. Kına gecesi imiş. Ertesi günü evlendi. Aradım. “Onu değil seni seviyorum. Burada olmadı. Cennette beraberiz!” dedi. Doğru mudur Can abi, böyle bir şey var mı gerçekten?

Değerli kızım. Zaman zaman sana da ifade ettiği gibi bu arkadaş eninde sonunda bir MANTIK EVLİLİĞİ yapacağını biliyordu. Bu durumda;

güzel bir hikaye

Bir otobüs durağında karşılaşmışlardı ilk kez....Biri tıpta okuyordu, > >>>öbürü mimarlıkta. O ilk karşılaşmadan sonra, bir kere, bir kere,bir kere > >>>daha karşılaşabilmek için, hep aynı saatte, aynı duraktan, aynı otobüse > >>>bindiler. Gençtiler, çok genç... Birbirileriyle konuşacak cesareti > >>>bulmaları biraz zaman aldı ama sonunda başardılar. İkisi de her sabah > >>>otobüse bindikleri semtte oturmuyorlardı aslında.

Sahte bir aşk hikayesi

Fadilet eş-şeyh Nebil el-Avadi anlatıyor: ‘’Bu geceki dersimizin adı ‘’Bir aşk hikayesi ‘’

Sizlere bazı olaylar anlatacağım ,insanların gerçeklerini,nasıl yaşadıklarını öğrenmeniz için….’’ : Bir keresinde telefonum çaldı….

Bir kız hem ağlıyor hem konuşuyor:

-Şeyh ben korkuyorum…

-Neyin var?Ne oldu?

-Beni tehdit ediyor…

-Kimmm?

3 seneden beri tanıştığım bir genç…Ne annem biliyor nede babam,cep telefonum var istediğim gibi konuşuyorum…

-Arkadaşın mı?

-Evet…

-Onu seviyor musun?

Aşk ve Ağlanası Aşk

O serseriler, açlık ve korku içindeki insanların yiyeceklerini temin etmek için midelerini mahvettikleri, aşka susamış insanların kendilerinde sevilebilecek her şeyi yok ettikleri Monterey'in erdemleri, onuru ve güzelliğiydiler…
John Steinbeck- Sardalya Sokağı

Aşk’ınız kaç?

Hülya Koçyiğit’li bir Türk filminin finalinde, pek çok kavgaya ve belaya sebebiyet vermiş pahalı bir kolye, aşklarının böyle bir uğursuzlukla zedelenmesini istemeyen âşıklar tarafından denize atılır. Bu bir ‘mutlu son’dur. İnsanın içinden ‘paraya çevirip kenarda bekletseydiniz, bunun yarını var, öbür günü var’ diye geçer. Ama belli ki âşıklar paraya tahvil edilebilen şeylerin parayla ölçülemeyecek değerleri erozyona uğratabileceğinin farkındadırlar ve böyle bir tehlikeyi göze almak istemezler. Tevazu gösterirler, aşk yeterlidir ve insan olana kâfi gelir.

Türk sinemasının ideal bir aşk tasavvuru sunduğunu, onun olması gereken her halini doğru bir biçimde karşılamış olduğunu iddia edecek değilim. Ama bu filmden ve benzerlerinden 20–30 yıl sonra, bugün gelinen noktaya baktığımda keşke Türk filmlerine o kadar çok gülmeseydik diyorum. Şimdilerde aşk kapitalizmin sosyal küvetinde yıkanıyor ve pahalı havlulara sarınıp çıkıyor, çıkan şey aşka benzemiyor. Elime bir bakkal mumu alıp şu meşhur ‘Bedenime sahip olabilirsin; ama ruhuma asla!’ klişesini arıyorum, bu ateş olsa cürmü kadar yer yakacak mağrur söze, insanların kendine gülüyor olmasına aldırmadan, bir anlam üzerinde deviniyor olmasına bakıyorum.

AŞK VE İKTİDAR

Aşk ve İktidar

İNSANIN BAŞKA BİR varlık ile olan muhatabiyeti eğer onda olumlu bir duygu oluşturmuşsa bu ilk önce arzu olarak ortaya çıkıyor. Arzu edilen şeyin onun için nispi önemi, onun ihtiyaca dönüşüp dönüşmeme durumunu ortaya çıkarıyor. Kişi muhatap olduğu şeyi vazgeçilmez bir şey olarak görmeye başladığı andan itibaren bu ihtiyaç duygusu acz duygusuna, acz duygusu da güçlendikçe fakr duygusuna dönüşüyor. İşte aşk tam da burada devreye giriyor.

Şüphesiz aşkın bir çok tanımı, bir çok çeşidi var. Gerçekte aşk aciz, güçsüz, muhtaç olan bir kişinin kendinden daha güçlü, kudretli olan bir kişiye karşı duyduğu şiddetli meyil ve muhabbettir. Bu şiddetli meyil nispeten zayıf birinin kendinden daha güçlü, kudretli sandığı birini acizane talep etmesi ile başlıyor. Nefis karşı cinsten birini acizliğinin bir göstergesi olarak talep ediyor. Kendinde olmayan bir şeyi onda bulduğunu veya bulacağını sanıyor.

Günah Aşk

Günah Aşk: Selamun aleyküm, hocam. Biz üniversite 1. sınıf öğrencisi iki genciz. Ailemizden aldığımız dini eğitim ve daha sonraları kendi çabalarımız ile haram dairenin dışında durmaya ve dini vecibelerimizi yerini getirmeye çalışıyorduk. Ta ki, aşk denen şeytani duyguya kapılana kadar. İlk başlarda her şey çok güzeldi fakat daha sonraları vicdanımız bastırmaya başladı. Çevremizden ve dostlarımızdan da tepki almaya başladık onlara evlilik için böyle bir yola başladığımızı söylüyorduk ve bir arkadaşımızın sözüyle sarsıldık: "Haram yolla helale ulaşılmaz". Evlenmeyi gerçekten istiyoruz ama şu anki durumumuzla imkansız. Allah’ın (c.c.) sevgisini ve birbirimizi de kaybetmeden doğru bir çözüm bulmak istiyoruz.

Yemek Tarifleri

Lezzet Vadisi sitemizi favorilerine ekle

Son yorumlar

. . . . . . . . . . . . . . Iste Zehirli Ok'lar . . . . . . . . . . . . .
Alkol · Flört · Porno · Seks · Zina · Göz Zinası · Şehvet · Aşk · Chat · Dans · İftira · Nefis · Medya · Televizyon · Şeytan · Büyü ve Sihir · Cincilik · Fal · Kehanet · AIDS

. . . . . . . . . . . . . . Panzehirler . . . . . . . . . . . . .
Amel · Dua · Namaz · Oruç · Zekat · Evlilik · Eğitim · Hayat · Aile · Gençlik · Kadin · Tesettür · Sevgi · Maneviyat · Ahlak · Bela ve Musibet · Edep · Haya · iffet · Sabır · Tevbe · Şefeaat· Nasihat · RIZIK · Sağlık

Perde arkası · Güvenlik · Haber · Hikaye · Kitap Tavsiyesi · Soru-Cevap · Şiir · Asrı Saadet · Osmanlı

Anket

İçeriği paylaş